07.03.2017

10 Kadın Yönetmenden 10 Etkili Kadın Hikâyesi

Chantal Akerman

Chantal Akerman, henüz on altı yaşındayken Pierro Le Fou filmini izleyerek yönetmen olmaya karar verecek kadar kararlı ve hemen on sekiz yaşında da ilk filmini çekecek kadar da cesur bir insandı. Yahudi, feminist, lezbiyen, kadın, kadın yönetmen gibi birçok tanımın onu anlatmak amacıyla kullanılmasına karşılık, bir kadın olduğunu ve aynı zamanda da filmler çektiğini söyleyerek tıpkı filmlerindeki gibi mevzuyu oldukça sadeleştirmiş biridir. Sinemaya adımını attığı ilk andan itibaren dur durak bilmeyen bu kadın kısa metraj, uzun metraj, belgesel ve sergi enstalâsyonu olmak üzere sayısız eser ortaya koymuştur bu dünyadan kendi isteği ile göçmeden önce. Evet, Akerman son filmi No Home Movie’de yakın zamanda kaybettiği, hayatının en büyük anlamı annesi ve kendisine veda ederek yaşamına son noktayı koymuştur. Filmin gösteriminden- bir nevi çocuğunu doğurup güvenilir ellerde olduğuna emin olması gibi – kısa bir süre sonra aramızdan ayrılmıştır. Belki de daha nice eserlere imza atacak, bu anlatmakla bitirilmeyecek, kelimelerin bir süre sonra kifayetsiz kalacağı kadını anlamak ya da anlatmak için filmlerine başvurmak en mantıklısıdır. Zira her filmine kendisinden bir parça koyan Akerman’ın filmografisine baktığımızda kendini ortaya koyduğunu görürüz aslında.

Jeanne Dielman, 23, Quai du Commerce, 1080 Bruxelles -1975

Chantal Akerman’ın ikinci uzun metraj filmi Jeanne Dielman, 23, Quai du Commerce, 1080 Bruxelles, feminist sinemanın öncülerindendir. Akerman’ın annesinden esinlenerek çektiği filmi bir ev kadınının ev işçiliği ve seks işçiliğini aynı anda götürmeye çalışırken bir yerden sonra tüm dengelerin alt üst olmasını anlatır. Jeanne Dielman’ın üç gününü üç buçuk saatten fazla bir süreye yayarak klasik sinema izleyicisini oldukça rahatsız etmiştir Akerman. Birçok sahnenin gerçek zamanlı çekildiği film, adeta gündelik olan her şeyi kutsar. Patates soymak ya da bulaşık yıkamak gibi fazlasıyla önemsiz işleri önemseyerek onları çekici kılmaktır Akerman’ın amacı. Filmin en garip tarafı ise bu kadar gündelik işin bir araya gelmiş hali olan filmin aslında oldukça tedirgin edici bir gerilim filmi havasında olduğudur. Sakin sakin ilerleyip avını vahşice katleden bir balina gibidir Jeanne Dielman, 23, Quai du Commerce, 1080 Bruxelles. Akerman, özellikle kadına bakış açısı sorunlu izleyiciye çaktırmadan, durgun sularda ilerleyerek haddini bildirir. Akerman’ın bana kalırsa başyapıtı olan bu film, finaldeki Jeanne Dielman’ın masada uzun süre sadece oturduğu sahneyle akıllardan çıkmayacak türdendir.