22.11.2021

11. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin Kaçırılmaması Gereken 5 Filmi

Ülkemizde tür festivallerinin istenilen seviyede olmadığını düşündüğümüzde bu türdeki festivallerin varlığı da kendilerini oldukça değerli kılıyor. Bunlardan biri de 26 Kasım-2 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 11. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali. Suç, ceza, adalet ve türe yakın diğer temaların ağırlıkta olduğu filmlerin yer aldığı festival, bu yıl Atlas Sineması ve Kadıköy Sineması’nda gerçekleştirilecek. Uzun-kısa metraj toplamda 40’tan fazla filmden oluşan programıyla sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanan festivalin dikkat çeken 5 filmini derleyerek liste yapmakta zorlananlara ve henüz listesini hazırlamayanlara yardımcı olmaya çalışacağım. Hazırsanız başlayalım:

1- Mo Er Dao Ga (Anima)

*Açılış Filmi*

Festival programından önereceğim ilk yapım, Açılış Filmi olarak sinemaseverlerle buluşacak Mo Er Dao Ga. Hikâyeleri aracılığıyla bütün canlılarla kurulan derin bağları deneyimleme ve doğanın onu yaralayan insanlara verdiği gizemli cezaya tanıklık etmemizi sağlayan bu film, bize Toprak Ana ile olan ilişkimizi düşünme fırsatı veriyor. Konusu ise şu şekilde: Genç Tutu, küçük kardeşlerinin hayatını kurtarmak için bir ayıyı öldürür. Fakat ayılar, Lonki kabilesi için kutsal olduğu için Tutu kabileden dışlanır. Yıllar sonra Tutu ve Linzi, büyüdükleri ormanın yakınında ormancılık yaparak geçimlerini sağlarlar. Ama ikisinin de aynı kadına aşık olması, kardeşleri birbirinden ayırır. Linzi doğa ve ormanla giderek daha fazla bağlantı kurarken, Tutu başka bir yol seçer.

2- Lingui (Lingui, Kutsal Bağlar)

Festivalin öne çıkan ikinci yapımı, Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması bölümünde yer alan Mahamat-Saleh Haroun imzalı Lingui. Dünya prömiyerini 74. Cannes Film Festivali’nde yapan filmin ülkemizdeki hakları ise MUBI’de ve ilerleyen süreçte platformda gösterime de girecek. Filmin konusu ise şöyle: Amina, 15 yaşındaki kızı Maria ile birlikte Çad’daki N’djamena’nın eteklerinde yalnız yaşamaktadır. Zaten kırılgan olan dünyası, kızının hamile olduğunu öğrendiği gün yıkılır. Kızı bu hamileliği istememektedir. Kürtajın sadece din tarafından değil, kanunlar tarafından da kınandığı bir ülkede, Amina kendini önceden kaybedilmiş gibi görünen bir savaşla karşı karşıya bulur.

3- La Mif (Aile)

Festivalin Adalet Terazisi bölümünde yer alan Frédéric Baillif imzalı La Mif, listemize girmeyi hak eden işlerden biri. Dünya prömiyerini 71. Berlin Film Festivali’nin Generation 14Plus bölümünde gerçekleştiren film, burada En İyi Film ödülünü kazanmıştı. Topluma ayna tutan bir sosyal dramayı perdeye yansıtan filmin konusu ise şu şekilde: Bir grup genç kız zorunlu olarak sosyal çalışmacıların gözetiminde yetiştirme yurduna yerleştirilmiştir. Bu zorunlu “aile” deneyimi beklenmedik gerilimlere ve yakınlıklara neden olur. Meydana gelen bir olay çatışmaların tetiklenmesine neden olur.

4- La civil (Sivil Vatandaş)

Festivalin Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması bölümünde yer alan Teodora Mihai imzalı La civil de dikkat çeken işlerden biri. Dünya prömiyerini 74. Cannes Film Festivali’nin “Belirli Bir Bakış” bölümünde yapan ve burada Cesaret Ödülü’nü alan filmin konusu şu şekilde: Cielo’nun ergen kızı Laura, Kuzey Meksika’da kaçırılır. Birkaç kez fidye ödemesine rağmen, Laura iade edilmez. Yetkililer aramada herhangi bir destek vermediğinde, Cielo meseleyi kendi eline alır. Yerelden sağlayabileceği bilgi karşılığında, kayıt dışı bir şekilde Laura’yı aramasında kendisine destek olmayı kabul eden, alışılmadık çalışma tarzına sahip asker Lamarque’dan yardım alır. Cielo’nun Lamarque ile işbirliği, onu her şeyden önce kurban yapan şiddet sarmalına çeker.

5- Suçlular

Festivalde kısa metrajlar da uzun metrajlar kadar ilgi çekici. Uluslararası Altın Terazi Kısa Metraj Film Yarışması’nda yer alan Serhat Karaaslan imzalı Suçlular da bunlardan sadece biri. Dünya prömiyerini gerçekleştirdiği Sundance Film Festivali’nde Jüri Özel Senaryo Ödülü’nü kazanan film, baş başa kalmaya çalışan genç bir çiftin öyküsüne odaklanıyor. Modern dünyanın özgür gençliği ile toplumun geneline sirayet etmiş muhafazakar anlayış arasındaki çatışmaya odaklanan ve “Gençler mi yoksa onları sorgulayan toplum mu suçlu?” sorusunun cevabını arayan film, festivalin kaçırılmaması gereken kısalarından biri.

Tüm sinemaseverlere şimdiden keyifli festivaller dilerim.