10.05.2016

2014’ün En İyi Çıkış Yapan Yönetmenleri

Dan Gilroy – “Nightcrawler”

Bu yıl izleyen çoğu insanın methetmeye doyamadığı filmlerden oldu Nightcrawler. Hatta filme 2000’lerin Network’u diyenler de var. Kim bilir belki de 2000’li yıllarda medya eleştirisi 1976’dan gelen Network’le boy ölçüşebilecek gibidir ancak belli olan bir şey varsa o da Dan Gilroy’un bu senenin en iyi çıkış yapan yönetmenlerden olduğu… İlk yönetmenliğiyle bu kadar başarılı bir filme imza atmak çok kolay olmasa gerek. Tabiî bunda Gilroy’un senarist geçmişinin de çok büyük payı var.

 

Steven Knight – “Locke”

Filmde tek mekân çalışmak her zaman zordur. Belki bütçe açısından yönetmene kolaylık sağlar ancak tek mekânda geçen bir filmin sıkıcılık handikapına kapılması an meselesidir. Şimdi tek mekânda geçen filmleri düşünelim, epey fazla isim aklımıza geliyor değil mi? Kaç tanesinin bir arabada geçtiğini hatırlıyoruz peki? İşte bir arabanın içinde telefon konuşmalarıyla hem iş hem de özel hayatını idare etmeye çalışan Tom Hardy’li Locke böyle bir film. Steven Knight’ın yazıp yönettiği Locke, dar mekanda sinema izleyicisine düşmeyen bir tempo vadetmesiyle de bir adım önde.

 

James Ward Byrkit – “Coherence”

İngiltere – ABD ortak yapımı Coherence’i (Paralel Even) İstanbul Film Festivalinde seyretme şansı bulduğumuzda bir avuç sinemaseverin üzerinde konuşmaktan bıkmayacağı bir film olacağını anlamıştık. Nitekim de öyle oldu. Mütevazı bir şekilde anlattığı öyküsü, paralel evren konusuna getirdiği açılımlar, kafası karışık bir izleyici bıraktı geride. Ancak bu kafa karışıklığı film üzerine düşünmeyi gerektiren olumlu bir noktaydı elbet. Dolayısıyla James Ward Byrkit’in bu ilk uzun metrajı onu dikkat radarımızın etki alanına soktu.

 

Jennifer Kent – “The Babadook”

Bu yıl izleyenleri bölmeyi başaran filmlerden biri oldu The Babadook. İyi korku filmi izlemeye hasret birtakım izleyici tarafından coşkuyla karşılanırken korkunun her daim uğrayacağı handikaplardan “korkutmamakla suçlanmak” da elbette filme yakıştırıldı. Ancak ödül sezonunun resmi başlangıcı olarak New Yorklu eleştirmenlerin ödüllerini sayarsak NYFCC’den aldığı en iyi ilk film ödülü, New Yorklu sofistike eleştirmenlerin filmi dikkat çekici bulduklarını gösteriyor. Dolayısıyla Jennifer Kent de epey başarılı bir ilk filme imza atmış. Darısı yeni filmlere…

 

Theodore Melfi – “St. Vincent”

St. Vincent filmini izleme şansını henüz bulamadık. Ancak Toronto gibi gerçekten senenin iyilerinin sinyallerinin verildiği bir festivalde dikkat çekici bulunması yönetmen Theodore Melfi üzerine bir dikkat işareti kondurmamızı sağlıyor.

 

Ana Lily Amirpour – “A Girl Walks Home Alone At Night”

Ana Lily Amirpour, İran asıllı İngiltere doğumlu genç bir kadın yönetmen. İlk filmi A Girl Walks Home Alone At Night da İran’da geçen ilk vampir filmi olarak epey dikkat çekti. İlk gösterimini geçtiğimiz ocak ayında Sundance’de yapan film o günden bu yana festival festival geziyor. Sanırız ki festival izleyicilerinin ve gotik film sevenlerin takip edilesi yeni bir yönetmeni oldu.

 

Gillian Robespierre – “Obvious Child”

National Board of Review bu yıl Gillian Robespierre’i ilk filmini çeken en iyi yönetmen seçti. Hatta filmi bağımsız filmler kategorisinde en iyiler listesine koydu. Filmin Independent Spirits’te (Bağımsız Ruh Ödülleri) en iyi ilk film adaylığı var. Bu ipuçları bize bağımsız sinema adına umut veren bir kadın yönetmeni müjdelemiyor mu?

 

Anthony Chen – “Ilo Ilo”

Ilo Ilo filminin adını ilk kez Cannes Film Festivalinde duymuştuk. Antony Chen Cannes’dan ilk filme verilen “Altın Kamera” ödülüyle dönünce elbette ki meraklandık. Filmi İstanbul Film Festivalinde izleme fırsatı bulduk. Yine izleyiciyi ikiye bölen filmlerden biri oldu Ilo Ilo ancak bu Antony Chen’in takip edilmesi gerektiğine de sebep aslında.

 

Charlie McDowell -“The One I Love”

Charlie McDowell, 1983 doğumlu gencecik bir yönetmen. Bağımsız filmlerin vazgeçilmez erkek oyuncularından Mark Duplass’la çalıştığı ilk filminde epey ses getiren eleştiriler aldı. Bakalım bundan sonrasını nasıl getirecek. Biz Charlie McDowell ismini bir yerlere not edelim.

 

Kaan Müjdeci -“Sivas”

Ve sinemamız bu yıl takip edilesi bir yönetmen kazandı: Kaan Müjdeci. Müjdeci ilk filmi Sivas’la birçok başarıya imza atmasının yanında sinemada yerelliği yakalamanın en güzel örneklerden birini sundu bizlere. Dolayısıyla Sivas hem unutulmayacak ilk filmler listesine girdi bizler için hem de Kaan Müjdeci yeni filmlerini merak edeceğimiz genç bir yönetmen oldu.