02.06.2017

2014’ün Gözden Kaçan Filmleri

Blind

Blind

Gökşen AYDEMİR

Återträffen (Buluşma)

Bence bu senenin en büyük süprizi İsveçli yönetmen Anna Odell’in yönettiği “Buluşma” filmi. Anna Odell İsveç’in en önemli performans sanatçılarından. Anna Odell çocukluk anılarından yola çıkarak filmin çatısını kurmuş. Film iç içe geçmiş iki filmden meydana geliyor. İlk filmde 20 sene sonra mezunlar gününde bir araya gelen sınıf arkadaşlarını görüyoruz. 20 sene sonra sanki aradan hiç zaman geçmemiş gibi bir araya gelen sınıf arkadaşlarının dudak uçuklatan iki yüzlülüğüyle karşı karşıyayız. Üstelik bu iki yüzlülüğü olgunluk olarak ifade etmeleri de mevzuyu ilginçleştiriyor. Ama hiçbir şey göründüğü gibi değil. Filmin ikinci yarısında; ilk yarının, Anna’nın mezunlar gününe davet edilmediği için çektiği bir film olduğunu anlıyoruz. Ve Anna bu filmi eski sınıf arkadaşlarına seyrettirmek için çabalamaya başlıyor. Bir nakarat olan çocukluğa dair tüm yaralar böylece açığa çıkmaya başlıyor. Çocukluk çağlarında yaşanan arkadaş mobbinglerinin kişinin karakteri üzerinde ne büyük etkiler yarattığını görmek açısından çok önemli. Odell , filmde muhteşem bir görüntü yönetmeni olan Ragna Jorming ile çalışmış. Sinema filmi ile sanatçı performansı arasında bir yerlerde salınan “ Buluşma” bu senenin öne çıkanlarından. 88 dakikalık bu düşünsel şölen zamanı da ekonomik kullanmasıyla gönülleri fethediyor.

Asasız Musa

Bence bu senenin değeri anlaşılamamış ikinci filmi Asasız Musa. Asasız Musa, yönetmen Aydın Orak’ın ilk uzun metrajlı filmi. Filmde değerli Kürt aydını Musa Anter üzerinden bir coğrafya ve Kürt halkının varoluş hikayesi anlatılıyor. Film yarattığı atmosfer, kullandığı metaforik dil ve imgesel anlatımıyla sinemamızda olmayan yeni bir kapıyı aralıyor. Filmin bazı bölümlerinde enstalasyon duygusu yaratılmış olsa da, gücünü buradan almakta. Musa Anter’ın Nusaybin Akarsu’da bulunan anıt mezarı, evi ve çevresinde çekilen film görsel bir şölen sunmasının yanında kulağa da hitap ediyor. Filmde Aydın Orak’ın bıraktığı acı kırıntılarını değerli müzisyen Murat Hasarı ağıtlara dönüştürüyor. Son yıllarda dinleyebileceğiniz en iyi film müziği. Aydın Orak, Yeni Türkiye sinemasının gelecek vaat eden yönetmenleri arasında çoktan yerini aldı.

Blind 

Türkiye’de ilk İstanbul Film Festivali’nde gösterilen ve festivalde Uluslararası Altın Lale Ödülünü alan Norveç filmi “Körlük”, Norveçli ünlü yönetmen Eskil Vogt’un imzasını taşıyor. Film Türkiye’de vizyona girdi ancak yeterli ilgiyi göremedi. Aslında yükselişe geçen kuzey sinemasının en önemli örneklerinden biri. Filmde, görme yetisini kaybeden yazar Ingrid, kocası ve düşünceleriyle baş başa kaldığı, kendini güvende hissettiği tek yer olan evine kapanır. Etrafını çevreleyen dünyayı her ne kadar hatırlasa da, hafızasındaki görüntüler giderek yok olmaya başlar. Bu arada eşiyle de arası açılmaktadır. Kör bir kadın olarak hayatını devam ettirmekte zorlanır. Bununla birlikte yeniden var olmak aile olmak, çocuk sahibi olmak gibi konular kafasını karıştırmakta onu hayalle gerçek arasında flu bir alana sürüklemektedir. İmdadına yine yazı yetişir, yeni roman yazmaya başlar. Yazdığı romanla birlikte, hayatı, eşi ve kendi de değişecektir.