02.06.2017

2014’ün Gözden Kaçan Filmleri

 

Dark Touch

Dark Touch

Kaya ÖZKARACALAR

Dark Touch

2013 Neuchatel Uluslararası Fantastik Filmler Festivali’nde En İyi Film dahil üç dalda ödül kazanan Fransa-İrlanda-İsveç ortak yapımı Dark Touch ülkemizde belki Telekinezi gibi malum (!) çağrışımı olan bir ad altında gösterilmiş olmasının da etkisiyle pek dikkate ve ciddiye alınmadı. Ancak Sophie Marceau’nun Monica Belluci’ye dönüştüğü Dönüşüm (Ne te retourne pas, 2009) ile anımsanabilecek olan Fransız kadın yönetmen Marina de Van’ın yeni filmi Dark Touch’un başka bir ad altında gösterilmiş olsa dahi kolaylıkla makbul film sayılması beklenemez, nitekim İngilizce çekilmiş bir film olmasına karşın ABD’de vizyon şansı bulamadı ve IMDb’deki kullanıcıların verdiği yıldız ortalaması 5’in altında. Bunun bir sebebi film bittiğinde olay örgüsündeki bazı unsurların net olarak açıklığa kavuşmamış olması ise, diğer bir sebebi ise tam da finalinin beklenmedik derecede sert oluşu. Oysa ilk filmi Dans me peau (2002) ile ‘Yeni Fransız Aşırılık Sineması’ olarak adlandırılan akımın ilk ürünlerinden birini vermiş olan de Van’ın bu yeni filminin ayırdedici ve yıllar, onyıllar sonra ‘antolojilere geçmesini’, türe dair incelemelerde ayrıcalıklı bir yer edinmesini sağlayacak özelliği tam da finali. Carrie başta olmak üzere benzerlerini daha önce gördüğümüz bir ‘telekinetik güçleri olan kızın intikam’ öyküsü anlatısına sahip olan Dark Touch, bu anlatıyı adeta “level atlatan” bir finalle taçlandırıyor. Anaakım sinemanın ‘çocukları öldürtmeyin, hele çocuklara çocukları hiç öldürtmeyin’ tabusunu tuzla buz etmesi dahil olmak üzere küçük kızın saçtığı dehşetin ölçeği ve kapsamı, onun yaşadığı travmanın ne kadar tarif ve idrak edilemez ölçek ve kapsamda olduğunu tastamam ortaya koyuyor.