02.06.2017

2014’ün Gözden Kaçan Filmleri

Predestination

Predestination

Murat TIRPAN 

Predestination

Zaman yolculuğu filmlerinin temel meselesidir, geri dönmeyi başarabilseydik ne yapardık, neyi değiştirirdik sorusu. Ve ardından gelen korkunç problem, bir şeyleri değiştirebilseydik sonrasında ne olurdu!? Spierig kardeşlerin ülkemizde vizyon görmeyen filmi Predestination bizi bu konuda oldukça tekinsiz ve hüzünlü bir yerde bırakıyor. Zamanda yolculuk meselesinin en çetrefil sorunlarından biri olan ‘büyükbaba paradoksu’ hikayesini sinemaya taşıyan film Robert A. Heinlein’in bu konudaki meşhur ‘All You Zombies’ adlı hikayesinin neredeyse birebir uyarlaması. Ama zaten bildiğimiz hikayeyi izlememizin en büyük etkisi geçmişe gidip bir şey yapamayacağımızı bize iliklerimize kadar hissettirebilmesi. Bu Heinlein’in hikayesini okumaktan çok daha etkileyici, çünkü kahramanla birlikte film zamanı içerisinde geriye gidip görmek, yaptığımızın bir işe yaramayacağını hissetmek bize çaresizliğin en yoğun halini yaşatıyor. Evet fikir ve hikaye hiç de yeni değil, ama bütün o transgender meselesi, zaman yolculuğunun tedirgin edici sonuçları ve bir de filmin küçük de olsa sonuna dek korumaya çalıştığı gizem birleşince ortaya zaman yolculuğu konusunda referans filmlerden biri çıkıyor.

Doppelgänger mevzuları: Enemy / The Double / Ben O Değilim 

Doppelgänger, yani kendimizden başkası olmadığı halde genelde başkası olduğundan emin olduğumuz ikizimiz. Gölgemiz, şeytansı öteki yanımız. Bu yıl vizyonda üç doppelganger birden hikayesi izledik. Saramago’dan Denis Villeneuve’nün uyarladığı Enemy, Dostoyevski’nin klasik metninden gelen Richard Ayoade’nin The Double’ı ve Tayfun Pirselimoğlu’nun Ercan Kesal’lı Ben O Değilim’i. Üçü de karanlık yanımızın ardına düşen, üçü de tekinsiz, sıradışı filmler. Enemy erkeği karısıyla olan ilişkisinde bir ‘oyuncu’ rolüne sokuyor ve aldatan yanıyla yüzleşmeyip sonuna kadar bununla baş etmeye çalışmasının gerilimini yapıyor, ürkütücü ve kafa karıştırıcı bir üslupla. The Double uyarlandığı metni sadık bir şekilde izlerken kendini görmenin bunalımlarıyla uğraşıyor ve olayı iktidar meselesine de getiriyor. Ben O Değilim ise bir geçiş filmi, başka bir kimliğe bürünmeye çalışmanın filmi. Ama filmin erdemi o başka kimliğin kaderinin de adamın kendisiyle benzer olması. Sadece başkası olma arzusuyla ilgili bir film bu. Arka arkaya izleyip, sonra gidip aynaya, kendinize bir bakın, kendinize mi dedim?