29.01.2019

2019’un Merakla Beklediğimiz Filmleri

Kadir Yalçın

After

Anna Todd’un uluslararası best seller olmuş aynı isimli eserinden uyarlanan film; üniversite hayatına başlayan Tessa Young’ın hayatı etrafında gelişir. Kitabı okurken bir insanın ne kadar değişebileceğine, içindeki o bastırılmış duyguların açığa çıkmasına şahit oldum. Tessa’nın masumiyetinin altında yatan o tanımadığımız şey aslında hepimizin içinde bastırılmış olarak yok mu? Kitap basit görünen, klişe bir konuyu işliyor ama bambaşka bir çerçevede, umarım filmde de görürüm. Filmi izlemeyi heyecanla bekliyorum.

Sauvage

Camille Vidal-Naquet imzalı provokatif film Sauvage Cannes Film Festivalindeki gösteriminde oldukça büyük yankılar ve sahneleriyle başarıyı hak eden bir yapım olduğunu ilk kez yazılarda gördüğümde. 2019 da beklediğim önemli filmlerden biri oldu. Özellikle başrolü daha önce Kalp Atışı Dakikada 120 de izlediğim mükemmel oyuncu Felix Maritaud olunca heyecanla filmi beklememek elimde değil. Eleştirmenlerin oldukça beğenisini alan film, eminim benim bu yılın favori filmlerimden olacak.

IT: Chapter 2

Andy Muschietti’nin Mama filmini izlerken farklı bir tat ve farklı bir atmosfer görmüştük. Film diğer izlediğim korku filmlerinden farklı bir izlenim bırakmıştı bende. Yönetmenin IT film serisini yöneteceğini duyduğumda bambaşka bir korku atmosferi yaşatacağından emindim. Stephen King’in daha önce korkuyla okuduğum ve bende palyaço fobisi yaratan adam olduğu için bu filmi izlememek elimde değildi. -Halen bu korkumu yendiğimi söyleyemem. Devam filminin devamı bu yıl içinde vizyona girecek ve filmin en sevdiğim sahneleri görebilmeyi umut ediyorum. Eminim ilk film kadar korkunç bir Pennywise göreceğiz… Fobimiz yeniden geri gelecek, bir süre kalıca olarak…

Kerem Akça

Once Upon a Time in Hollywood

Tarantino’nun “Death Proof”tan bu yana yaptığı filmler beklentimi karşılamamıştı. Ama Hollywood’a onun gözünden bakış cezbediyor. Brad Pitt’ten Al Pacino’ya, Margot Robbie’den Leonardo DiCaprio’ya uzanan dev kadroya kim itiraz edebilir ki? Üstelik ele alınan gerçek olay daha önce bu kadar iddialı bir projeye malzeme olmamıştı.

Gemini Man

Son dönemde fazla duygusallaşsa da Ang Lee’nin bilimkurgu çekmesi fikrine karşı çıkmak mümkün değil. Elbette iyi mi çıkar, kötü mü bilinmez. Ama ortak senarist Andrew Niccol’un her imzası günümüzün insan-teknoloji ilişkisi üzerine tez niteliğinde olabiliyor. Üstelik Jerry Bruckheimer’ın yapımcılığında bir Ang Lee filmini de bir daha izleyemeyebiliriz.

Captain Marvel

Çizgi roman uyarlamalarını merak ettiğim az görülmüş bir durumdur. Ancak Anna Boden-Ryan Fleck, hakim alt türleri ve formülleri eğip bükmeleriyle takdir ettiğim bağımsız ruhlu bir yönetmen ikilisidir. Onların günümüzde neden bu kadar geride kaldıklarını anlamak güçtür. Böyle bir fırsat karşımıza çıkmışken elbette bu ikilinin Brie Larson’lı bir süper kahraman filminde ne yapacağını merak ediyorum.