29.01.2019

2019’un Merakla Beklediğimiz Filmleri

Tanju Baran

Ben de birçok kimse gibi Once Upon a Time in Hollywood ve The Irishman bekliyorum ama bu listeye, hem bu iki filmi hem de Avengers: Endgame veya Star Wars: Episode IX gibi yılın önemli filmlerini pas geçerek daha öznel gerekçelerle beklediğim başka filmleri yazacağım.

Shaft

Moonlight’ın en iyi film Oscar’ına uzanması, Black Panther’ın en iyi film Oscar’ı adayı olan ilk çizgi roman uyarlaması olması derken siyahi sineması altın bir çağ yaşıyor fakat benim gönlüm hâlâ blaxploitation filmlerinde. Richard Roundtree’li blaxploitation harikası Shaft’a (1971) 2000 yılında Samuel L. Jackson’lı, pek de iyi olmayan bir remake çekilmişti, şimdi o filmin devamı geliyor. Siyahi sinema, dış dünyaya açılmanın diyetini beyazlaşmayla öderken hakiki bir blaxploitation filmi izletme ihtimali epey yüksek bu proje karşısında güçlü kalamıyorum.

Triple Frontier

J.C. Chandor, yakın dönemin sessiz sedası önemli işler yapan yönetmenlerinden, Mortgage krizini mercek altına aldığı Margin Call (2011), Robert Redford’u açık denizde bıraktığı All is Lost (2013) ve dört başı mamur bir suç filmi olan A Most Violent Year’dan (2014) oluşan leziz filmografisine bakınca Triple Frontier ağzımı sulandırıyor.

1917

Muhtemelen 2020 yılında izleyeceğiz bu filmi ama olsun, iki Bond filmini saymazsak, on yıldır safkan bir Sam Mendes filmi izlemedik. “Birinci Dünya Savaşı’nda geçen bir Sam Mendes filmi” tanımını yüksek sesle söyleyince yanda “9 dalda Oscar Adayı” ibaresi de kendiliğinden beliriyor. Beklemeye değer.

Tümer Topal

John Wick Chapter 3 – Parabellum

John Wick, özellikle Hollywood filmlerinde alışkın olmadığımız şekilde kendine ait bir aksiyon dili yaratmayı başardı. Serinin keyifli iki filminin ardından üçüncü filmde de çok temiz bir iş çıkartılmış gibi duruyor.

Star Wars Episode IX

Vizyona girmesinin ardından aylar geçmiş olsa da Star Wars hayranlarını Darth Maul gibi ikiye bölen The Last Jedi tartışmaları bitmemişti. Seri yeniden J.J. Abrams’a emanet. Abrams, yeni üçlemenin son perdesinde, Johnson ile açıldıkları tehlikeli suları terk edip güvenli kıyılara mı yaklaşacak yoksa beklenmeyeni yapıp cesur adımlar mı atacak hep beraber göreceğiz.

The Irishman

Gelişmeleri yakından takip eden sinemaseverler için sadece bu yılın değil son yılların en çok beklenen yapımı olabilir.

Scorsese uzun zamandır bu filmi çevirmek istiyordu. Nihayet De Niro ve Pacino’yu yeniden bir araya getiren The Irishman post-prodüksiyona girdi ve büyük bir ihtimalle sonbaharda bizlerle olacak.