13.03.2021

27. İFSAK Kısa Film Festivali: “Konuk Ülke İran”dan Kısalar

27. İFSAK Kısa Film Festivali: Konuk Ülke İran

Bu sene 6-14 Mart tarihleri arasında çevrimiçi gerçekleşmekte olan ve halen devam etmekte olan 27. İFSAK Kısa Film Festivali’nin misafir ülkesi İran.

Birbirinden etkileyici dört kısa film ile seyirci karşısına çıkan İran kısaları festivalde mutlaka takip edilmesi gereken bir bölüm. Fateme Ahmadi’den kurmaca “Bitter Sea”, Farnaz Jurabchian ve Mohammad Reza’dan belgesel kurmaca “Final Encore”, Afsenah Salari’den belgesel kurmaca “No Man’s Land”, Kaveh Mazahari’den kurmaca “Retouch” filmleri karşımıza çıkıyor ve hepsi toplamda seksen dakikalık bir sürede izlenebiliyor. İFSAK üyesi ve sinema yazarı Berna Kuleli’nin yönetmenlerden Afsenah Salari ve Farnaz Jurabchian ile yaptığı röportajları da İFSAK Youtube kanalından izleyebilirsiniz.

Bitter Sea

Fateme Ahmadi’nin “Bitter Sea” kısası göçmenlik sorununa dikkat çekiyor. İngiltere’de göçmen olarak küçük kızı ile hayatta kalmaya çalışan ve parası olmayan bir annenin (Maria) nelerle başa çıkmaya çalıştığını kısa sürede gözlemliyoruz. Geçmişine dair pek bir bilgi verilmese de hapisten yeni çıkmış olan kocasından veya sevgilisinden kaçıyor olduğuna dair ipucu veriliyor. Maria’nın zorlu yaşam mücadelesini kızına hissettirmeden sürdürmeye çalışması ve çaresizliği göz ardı edilemez bir gerçeklikle karşımıza çıkıyor. Filmin en etkileyici öğelerinden biri de dil faktörü. Yabancı bir ülkenin dilini anlamaya ve konuşmaya çalışırken Maria ve kızı için meydana gelebilecek tehlikeleri görüyoruz. Film, doğru iletişimin hayati bir öneminin olduğunu hatırlatıyor.

Final Encore

Farnaz Jurabchian’nın “Final Encore” kısası ise bizi tanıdık olduğumuz bir sorunla karşı karşıya getiriyor; kültürel mirasın yok oluşu ve bir toplumun geçmişinin bulanıklaşmaya başlaması. İran’nın Shemiran bölgesinde bir zamanlar mimari kurallara ve ihtiyaçlara göre yapılmış olan, kültürünün önemli bir parçası haline gelmiş evlerin yıkılmakta olduğunu öğreniyoruz. Yıkılmayı bekleyen bu yapılardan birinde Jurabchian bir çekim gerçekleştirmek istemiş. Belgesel İran’nın kültürüne ve geçmişine bir saygı duruşu niteliğinde. Mimarinin bir toplumun kimliğini ve kültürünü yansıtan ne kadar önemli bir unsur olduğunu hatırlatıyor. Filmi izlerken kendi ülkemizle özleştirmemek mümkün değil; kıymetli mimari oluşumların yerine gelen gökdelenler, yüksek apartmanlar ve bir daha geri gelmemek üzere yıkılan veya değiştirilen nice yapıtlar.

Retouch

Kaveh Mazari’den “Retouch” son zamanlarda görülen en etkileyici kısalardan. Bir kadın kocasının ölümüne engel olabilecekken engellemek yerine ölümünü izliyor. Karı kocanın geçmişine dair hiçbir bilgi verilmiyor. Sadece kadının çok genç yaşta evlendiğini duyuyoruz. Kadın kocasından şiddet ve eziyet mi görüyordu? İstemediği bir adamla mı evlendirilmişti? Nasıl bir sıkışmışlık içerisindeydi ve nasıl bir çaresizlik onu bu yola itmişti? Mazari, İran’da büyük baskılar altında ve aşılamaz sınırlar içerisinde yaşamak zorunda kalan kadınların seslerini sanki filmi aracılığıyla portre ediyor.

No Man’s Land

Afsenah Salari’den “No Man’s Land” filmi ise yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgiyi hatırlatan bir yapım. Film bir cenaze evinde çekilmiş ve tüm cenaze süreçlerini gözler önüne seriyor. Salari, ölümün bile bir “ticareti” olmasını eleştiriyor, orada çalışan insanları gözlemliyor ve ölümün gerçekliği ile nasıl bir ilişki kurduklarını inceliyor. Cenaze evinde “yukarıdakiler” ve “aşağıdakiler” arasında nasıl bir tutum farkı olduğunu anlatıyor. Yukarıdakiler daha çok organizasyon süreci ve maddi işlemlerle ilgilenirken aşağıdakiler bedenleri temizliyor, giydiriyor ve çiçek aranjmanlarını yapıyor. Yukarıdakiler ticaret yaparken aşağıdakiler ölümle daima burun buruna. Salari, aşağıyı yer altı olarak sembolize ettiğinden bahsediyor. İzlemesi kolay olmayan fakat etkileyici ve düşündüren bir film.