24.04.2017

28. AUFF Günlükleri #3

The Passenger

Michelangelo Antonioni’nin iletişimsizlik üçlemesinden sonra Blowup ile birlikte global anlamda da adının duyulmasını sağlayan bir diğer filmi The Passenger, sahip olduğu kimlikten bunalan David Locke’ın otelde ölü bulduğu arkadaşının kimliğine bürünerek yaşamını bir anda sıfırlar. Ancak yeni kimliğiyle yapması gerekenler ve esas kimliğinin peşini bırakmamasıyla Locke istediği huzura erişemez. Özellikle sonundaki 10 dakikalık plan sekansıyla hafızalarda yer edinen film Jack Nicholson’ın dev oyunculuğuyla daha da değerleniyor.

El Verdugo

Bir cellâdın kızına âşık olan bir mezarcının hikâyesini anlatan El Verdugo, toplumun cellata bakışını göz önüne seriyor. Bu eleştirisini yaparken çok sert bir dil kullanmak yerine mesajını komedi üzerinden aktaran El Verdugo, hayatta istediklerini elde edebilmek için insan cinayet işleyebilir mi sorusunu soruyor. İspanya sinemasının en önemli yönetmenlerinden Luis García Berlanga’nın ustalık işlerinden.

Yourself and Yours

Kore’nin Woody Allen’ı diyebileceğimiz, her sene 2-3 film çekmesiyle ünlü yönetmen Sang-soo Hong, bu sene Cannes seçkisine iki film birden sokarak büyük ses getirdi. Yönetmenin son filmlerinden Yourself and Yours ise Luis Buñuel’in Arzunun Şu Karanlık Nesnesi’nden yola çıkıyor. Kadın – erkek ilişkilerini kimliğin bilinmezliği üzerinden işleyen filmin yönetmenin en iyi işleri arasında değil ancak iyi bir seyirlik.