23.03.2018

37. İstanbul Film Festivali’nde Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmler

Esma AKALIN

Kelebekler

Tolga Karaçelik’in yeni filmi Kelebekler, sıradan diyebileceğimiz bir kopmuş aile sendromunu konu alıyor. Karakterlerin duygularını yansıtma biçimleri o kadar doğal ve güçlü ki, seyircilerde de büyük bir coşku yaratmayı başarıyor. Yönetmenin “Sarmaşık” filmini gördükten sonra belli beklentiler oluşmuş olsa da zihinlerimizde, Kelebekler o beklentileri yıktığı gibi önümüze müthiş bir komedi/drama filmi koyuyor. Kısacası yapım, şiddetli kahkahalar atmak isteyenler için de, göz yaşlarına boğulmak isteyenler için de festivalde kaçırılmaması gereken bir seyirlik niteliğinde.

 

Eric Clapton: Perdelerin Ardında Yaşam / Life in 12 Bars

Perdelerin Ardında Yaşam: Eric Clapton, kuşkusuz müzik tarihinin gelmiş geçmiş en iyi gitaristlerinden bir tanesi. Yönetmen Lili Fini Zanuck da Calapton’ı hem ikonik bir figür olarak ele alırken hem de içimizden biri olduğunu vurguluyor bu belgesel ile. Gitaristi, onu en iyi tanıyan insanların ağzından dinliyoruz/izliyoruz: Jimi Hendrix, George Harrison ve BB King. Belgesel, onun hayatını tüm katmanlarıyla gözler önüne seren, “Perdelerin Ardındaki Yaşamı”na bizi tanık eden bir bilgi kaynağı olmanın yanı sıra müziklerle seyir keyfini doruğa çıkarıyor.

 

Pembe Dizi / La Telenovela Errante 

Şilili başarılı yönetmen Raul Ruiz, vefat ettiğinde üzerinde çalıştığı bitirilmemiş bir film kalmıştı. Latin Amerika denince aklımıza gelen pembe dizileri konu alan bu proje, ölümünün ardından eşi tarafından tamamlandı. Müthiş müzikler eşliğinde kurgulanan bu “pembe dizi” Şili gerçekçiliği ve diktatör Pinochet sonrası döneme eleştiriler içeriyor. Bu da filmi özel kılan bir durum, zira pembe dizilerin kof konu ve diyaloglarını seyirciyi düşünmeye itecek bir biçimde dönüştürüyor.

 

Sara ve Selim Hakkında / The Reports on Sarah and Saleem

Filistinli yönetmen Muayad Alayan’ın ikinci uzun metraj filmi olan Sara ve Selim Hakkında. Yapım, yıllardır aralarındaki gerginlik dinmeyen Filistin ve İsrail’in durumuna dair ipuçları içerirken arada derede bir çifti konu alıyor. Eşlerine ihanet ederken aynı zamanda ülkelerine de ihanet etmiş sayılan ikilinin ilişkisi ulusal boyutta sorun teşkil etmeye başlayınca işlerim rengi değişiyor. Özellikle son zamanda İsrail’in başkentinin tartışıldığı bir politik ortamda izlenmesi gereken çarpıcı bir yapım ortaya koyuyor yönetmen.

 

Katil Marlina / Marlina The Murderer in Four Acts

Farklı memleketlerin filmlerini izlemek, farklı dilleri sinemada işitmek ve genel geçer olandan uzaklaşmak için festivalde izleyebileceğiniz en iyi yapımlardan biri Katil Marlina. Endonezyalı başarılı yönetmen Mouly Surya, bir intikam ve haydutluk öyküsü sunuyor bizlere. Ne var ki, bu kez kahramanımız bir kadın. Yenilmeye de ezilmeye de boyun eğmeyecek bir kadın hem de. Endonezya’nın dağlarında adaleti ararken onu neler bekliyor dersiniz?