23.03.2018

37. İstanbul Film Festivali’nde Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmler

Gökşen AYDEMİR

24 Kare

Abbas Kiyerüstami’nın vefatından önce yaptığı son çalışma 24 kısa filmden oluşmakta, sinema sanatı ile fotoğraf arasındaki ilişkiyi sağlam bir şekilde kurmakta. Fotoğraf çekildiği ana mı mı aittir, yoksa beyaz kağıt üzerinde gördüğümüz gölgeler zamansız mıdır? Kiyerüstami fotoğrafçı kimliğini muhteşem bir şekilde ele verdiği bu çalışmada sinemaya esaslı bir veda ediyor.

Transit

Günümüz Avrupasının en büyük krizi göçmen sorunu. Berlin Film Festivali’nde yarışan ve yankı uyandıran Petzolt’un son filmi göçmen olmayı, köksüzleşmeyi ustaca anlatıyor.

Ev

Asghar Yousefinejad’den merakla beklenen bir film. Çoğunluğu tek mekânda geçen bir vasiyet filmi… Merakla bekliyorum.

Savaş Tiyatrosu

NTV Belgesel Kuşağı’nın öne çıkan filmlerinden biri olan Savaş Tiyatrosu, Lola Arias tarafından yönetilmiş. Falklands/Malvinas savaşında birbirlerine karşı savaşmış Britanyalı ve Arjantinli askerleri bir araya getiriyor, aylarca birbirleriyle zaman geçiren eski düşmanlar, çatışmalardan otuz beş yıl sonra olan biteni tartışıyor ve yeniden canlandırıyorlar. Gerçek ile kurmaca arasında bir masal…

Çirkin Kral’ın Efsanesi

Türk sinemasının en önemli yönetmeni ve Batı’ya bakan yüzü Yılmaz Güney hakkında ilginç bir belgesel. Hüseyin Tabak’ın yedi yılda tamamladığı Çirkin Kral’ın Efsanesi, Costa Gavras ve Michael Haneke gibi saygın yönetmenlerle söyleşiler de içeriyor.