23.03.2019

38. İstanbul Film Festivali’nde Kaçırmamamız Gereken Filmler

Pera Sinema olarak gelenekselleşen festival önerilerine bir yenisini daha ekliyoruz. Yaklaşan baharın en büyük müjdecisi İstanbul Film Festivali’nin otuz sekizinci durağında bizi bekleyen filmler arasından bir seçki hazırladık sizlere.

Yazarlarımız “38. İstanbul Film Festivali’nde Kaçırmamamız Gereken Filmler” dosyasında hem kendi izlemek istedikleri filmleri neden izlemek istediklerine dair nedenleriyle yazıyor hem de festival takipçilerine küçük de olsa bir seçki oluşturmayı planlıyor.

İşte yazarlarımızın 38. İstanbul Film Festivali’nde izlemenizi önerdiği filmler ve nedenleri:

Berna Kuleli

Aile Peşinde – Dar Jostojoye Farideh

Belgesel Kuşağı

2018 yılında İran Sinema Akademisi’nin en iyi belgesel ödülüne değer gördüğü Aile Peşinde ya da İngilizce adından çeviri ile Farideh’yi Aramak filmi bir gazete haberinden yola çıkarak yapılmış bir film. Tam kırk yıl önce Hollandalı bir çift tarafından evlat edinilen İranlı Feride’nin İran’daki gerçek ailesini bulma yolculuğunu anlatıyor. Film 2018 yılında Tahran’da belgesel festival Cinema Verite’nin programında gösterildiğinde oldukça yoğun bir ilgi ile karşılanmıştı. Bu ilgi sadece izleyicilerden gelmedi , aynı zamanda yarışma jürisi de filmi en iyi film, en iyi kurgu, en iyi müzik ve özel ödülle değerlendirdi. Gerçek aile bizi doğuran mı , büyüten mi? Yönetmenler ve Feride’nin peşinde olduğu sadece  bu soru değil ama artık kırklı yaşlarındaki Feride hangi ülkeye ait olduğunu aradığı bir yolculuk da yapıyor. Doğum ülkesi İran mı yoksa büyüyüp geliştiği Hollanda mı?

Çiçek İstemez bölümünden iki film

İstanbul Film Festivali’nin dikkat çeken bölümlerinden biri de kadınlık durumunu sorgulayan filmlere yer veren “Çiçek İstemez” bölümü. Kahramanları gücünü kullanan kadınlar olan bu bölümden iki film gözüme çarptı.

Sofia

2018 yılı Cannes Belirli Bir Bakış bölümünde En İyi Senaryo ödülüne değer bulunan , ayrıca 2018 yılında Selanik Film Festivali’nde FIPRESCI ödülünü alan Sofia, Fransa Katar ortak yapımı. Meryem Benm’barek’in ilk uzun metraj filmi. Sadece filmin geçtiği Fas’ta değil evlilik dışı ilişkilerin yasak olduğu bir çok başka ülkede de kadın olmak zor. Yirmi yaşındaki Sofia özelinde yönetmen günde yüz elli evlilik dışı ilişkiden doğumun yaşandığı Fas’da bu duruma dikkat çekecek çarpıcı analizlerle dolu bir film yapmış.  Bir gece aile yemeğinde sancılanan yirmi yaşındaki Sofia, sadece ailesinin değil bürokrasinin de hedefinde yer alır. Bebeğin babasını açıklamazsa durum yetkililere bildirilecektir.

Bir Gün – Egy Nap

Çiçek İstemez bölümünden bir diğer merakla beklediğim film , Beden ve Ruh filminde Ildiko Enyedi’nin yardımcılığını yapan Zsofia Szilagyi’nin ilk uzun metraj filmi. Bir Gün 2108’de Cannes’da FIPRESCI Ödülü’nü aldı. Ayrıca filmin kadın oyuncusu Zsofia Szamosi hem Saraybosna’da hem de Kahire’de yarışma jürilerinin gözünden kaçmamış ve en iyi kadın oyuncu ödüllerini almış. Ebeveynliğin insanı kendisine yabancılaştıran etkisini perdeye taşıyan filmde otuzlu yaşlarını süren Anna’nın hayatı kocasının onu en iyi arkadaşıyla aldattığını öğrenmesi ile kesintiye uğrar. Yönetmen bu filmi ile Cannes’da dikkatle takip edilmesi gereken bir yetenek olarak düşünülmüş.