30.05.2016

Agnes Varda: Bir Sinema Büyücüsü

Özlem KINAL

Arlette Varda… O bir sinema büyücüsü… Kim bilir belki de aynı köklere uzanıyoruz Anadolu’dan göçen Yunan baba ve Fransız anneden doğma Arlette ile… Akraba çıkar mıyız bilinmez ama sinemaya adını kocaman harflerle “AGNES VARDA” olarak kazıyan 87 yaşındaki bu inanılmaz kadınla feminist mücadeleden kız kardeşlik bağımız var: Kesin Bilgi! O her ne kadar bir harekete ya da politik bir gruba dâhil olmayı reddetse de sinema çevrelerinde Fransız “Yeni Dalga” akımının büyükannesi olarak kabul ediliyor. Uzun yıllardır feminist mücadelenin içinde de yer alan Varda, yarattığı unutulmaz kadın karakterler ve odağına aldığı kadın hikâyeleriyle feminist politikaların anlatıcısı oldu kariyeri boyunca.

École du Louvre’daki Sanat Tarihi eğitiminin ardından oyuncu-yönetmen Jean Vilar idaresindeki Théâtre National Populaire’de fotoğrafçı olarak çalışmaya başladığı günden bu yana kameradan hiç kopmadı. İlk filmi kurmaca belgesel türündeki 1955 yapımı La Pointe Courte Fransız yeni dalgasının da ilk filmi olarak kabul ediliyor resmi olmayan bazı kaynaklara göre. Varda, kendisini “meraklı” biri olarak tanımlıyor; insanları, ülkeleri, değişken hikâyeleri merak ettiğini ve arayışının daima sürdüğünü söylüyor. Bugünlerde bütün mücadelesini televizyonun hâkimiyetine karşı özgür anlatımı, söylemi sinemada ve kadın haklarında korumaya odaklı yürüttüğünün altını çiziyor. Her ne kadar “unutmak özgür olmanın bir biçimidir.” dese de “kolektif görüntü”nün korunmasına ve sürdürülmesine inanıyor. Bu gerekçeyle ilk dönem filmlerini dijital sinema paketi (DCP) olarak yeniden bastırması feminist sinema tarihinin yani kadınların kolektif bilincinin yeni nesillerle buluşması olarak da okunabilir.

hagnesvarda

Bir dönem aralarında Chris Marker, Alain Resnais, Marguerite Duras, Alain Robbe-Grillet, Jean Cayrol ve Henri Colpi’nin de bulunduğu Rive Gauche (Left Bank) sinema hareketinin içinde yer aldı. Rive Gauche yönetmenleri Cahiers du Cinema’cılardan farklı olarak sinemayı her şeyin üzerinde değil aksine diğer bütün sanat disiplinlerinin yanında görüyorlardı, özellikle de edebiyatın. Sinemaya “filmle yazı yazmak” diyorlardı. Varda, Aksi Rastlantılar’la (Les mauvaises rencontres, 1955) Venedik Film Festivali’nde Umut Vadeden Yönetmen ödülünü alan ve edebiyat uyarlamaları ile tanınan çağdaşı Alexandre Astruc’un “caméra-stylo” (kamera kalem)  fikrinden yararlanarak “cinécriture” (sinematik yazı) tarzını geliştirdi. Karakteristik Varda stilini kurmaca filmleri Le Bonheur ve Vagabond’ ve otobiyografik belgeselleri The Gleaners and I ve The Beaches of Agnès’de görmek mümkün.

Agnes Varda bu yıl 68. düzenlenen Cannes Film Festivali’nin Onur ödülü alacak ismi oldu. 13-24 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalin kapanış gecesinden Varda’ya takdim edilecek Onursal Palme d’or ödülü ilk kez bir kadın yönetmene verilecek.