24.07.2016

Haute Tension

915_Haute_Tension_a2-e1381276975566

Korku filmleri, klişelerin izleyeni filmden soğutmadığı ender türlerden biri. Daha önce defalarca işlenmiş bir konu ya da bir sahne alttaki müzik, atmosfer, oyunculuk ya da şiddetle birlikte izleyicide oluşturduğu adrenalin ve merak duygusuyla bu klişelerin göze batmamasını sağlıyor. Klişelerin bir sorun olmamasının yanı sıra kullanılmasının neredeyse zorunlu olduğu Korku/Gerilim türü Gore filmler ise gücünü bu klişeleri farklı şekilde işleyerek alıyor. Gore filmler ne diye soracak olursanız; ön planda kan, vahşet ve aşırı şiddetin olduğu filmler şeklinde açıklanabilir.

2003 yılı Fransa yapımı Haute Tension, kendine has atmosferiyle önde gelen Gore filmlerden biri olarak gösteriliyor. Hatta kimi çevrelerce “Fransız dehşet sinemasının dönüm noktası” şeklinde lanse ediliyor. Yönetmen Alexandre Aja‘nın (Mirrors, The Hills Have Eyes) henüz yirmi beş yaşındayken çektiği film izleyiciyi ikiye bölecek bir yapıya sahip. Kan, şiddet sahnelerinin kalitesini ön plana alıp filmi beğenenler ve filmi bir bütün olarak ele alıp senaryodaki mantık hatalarını işaret edenler. İki görüşün de kendince haklı olmasının yanında ben Haute Tension‘ı bir “gore”, “slasher” film gibi düşünüp beğenen taraftayım.

high-tension

Okuldan arkadaş olan Alexia ve Marie dinlenmek için Alexia’nın ailesinin yaşadığı kasaba evine giderler. Gece yarısı kapı çalınır ve psikopat bir seri katil içeri dalıp evdekileri öldürmeye başlar. Katilden saklanan Marie, Alexia’nın canlı ve tutsak olduğunu görüp ona yardım edebilmek için harekete geçer. Peki her şey göründüğü gibi midir?

Film boyunca bir an durmayan aksiyon, vahşet ve gerilim dolu kan banyosu; MuseU-RoyRicchi e Poveri şarkılarıyla birleşerek ortaya bambaşka lezzette bir korku filmi çıkarıyor. Bunu yaparken de Giallo (Basit anlamıyla İtalyon gore türü), Texas Chainsaw Massacre gibi postmodern slasher’lardan izler taşıyor. Filmdeki senaryo boşluklarının, mantık hatalarının çoğunun karakterin gözünden değerlendirip açıklamak mümkün ama yine de havada kalan yerleri mevcut. İyi başlayıp dakikalar ilerledikçe zirvesini gören film finalini de aynı kalitede gerçekleştirse yalnızca Fransa değil tüm dünyanın konuştuğu korku filmleri arasına girebilirdi.

*Spoiler

Marie’nin Alexia’yı duyduğu hayranlık ve aşk, film boyunca ara ara verilen dozunda sahneler,  De France’ın mükemmel oyunculuğu ve filmin başındaki akıl hastanesi, Marie’nin rüyası gibi ayrtıntılarla ustaca sunularak finaline zemin hazırlıyor ama kişilik bölünmesi yaşayan Marie’nin tüm bu yaptıklarını onun gözünden açıklamak ne yazık ki mümkün değil.

*Spoiler

Cécile De France’ın akıllara zarar oyunculuğu ve Alexandre Aja‘nın iyi bir korku yönetmeni olacağının o zamandan ispatı için dahi izlenebilecek Haute Tension, içinde Muse – New Born barındıran belki de tek korku filmi. Tek başınıza izleyin, iyi seyirler.