24.07.2016

Tesis

tesis

Tüm zamanların en iyi İspanyol yönetmenlerini saymaya başlasak hepimiz aynı isimler etrafında döneriz muhtemelen. Luis Buñuel, Pedro Almodóvar diye gider liste. Alejandro Amenábar da bu listelere kimilerine göre ilk kimilerine göre üç, en kötü dördüncü sıradan girecek bir isim. Üstelik henüz 44 yaşında. Amenábar’ın bir yönetmen için genç sayılabilecek yaşta ülke tarihinin en iyi yönetmenleri arasına girmesinde henüz 24 yaşında çektiği ilk filmi Tesis‘in (Tez) etkisi büyük. Bir ilk film olmasına rağmen değindiği konu, anlatış biçimi ve sürükleyiciliğiyle İspanyol gerilim sinemasının 21. yüzyıldaki yükselişinin öncüsü olan Tesis, yalnızca İspanya özelinde değil dünya gerilim sinemasında da hatrı sayılır bir yere sahip.

Üniversitede sinema bölümünde okuyan Angela’nın seçtiği tez konusu “Sinemada Şiddet” üzerinedir. Şiddetin her türlüsünden nefret eden Angela, tezi için aynı bölümde okuyan ve konuya çok daha hakim Chema’dan yardım ister. Bu evrede ortaya çıkan snuff video ve şiddetten tiksindiğini düşünen Angela’nın bu süreçte geçirdiği evrim filmin ana konusunu oluşturuyor. Tesis, ilk uzun metrajını çekmekte olan bir yönetmenin genelde pek yanaşmayacağı bir temaya sahip. Sinemanın en karanlık odalarından Snuff türüyle yola çıkan Amenábar, kendine has tarzıyla ortaya zamanının ötesinde bir eser çıkarıyor.

Bir gerilim/korku filmi olmasına ve temeline şiddetin en aykırı boyutu snuff’ı almasına rağmen Tesis, izleyiciyi hiçbir şiddet ya da klişe korku ögesi göstermeden germeyi başarıyor. Bunu insanlığın en temel dürtülerinden biri olan merak duygusunu yarattığı sade ama etkili atmosferiyle harmanlayarak sağlıyor. Merkezine aldığı konuya bu denli az değinip vermek istediği mesajı net bir şekilde aktarıyor.

tesis (1)

Angela’nın filmin başlarında şiddete karşı olan katı tutumunun yanı sıra duyduğu merak göze çarpıyor. Hikaye geliştikçe Angela’nın bu katı tutumu eriyor. Şiddete duyduğu meraksa kendinden beklemeyeceği eylemler gerçekleştirmesine yol açıyor. Yönetmen Amenábar, bu geçişleri filmin içine ustaca yerleştirmiş. Snuff videoyu yüzünü kapamasına rağmen dayanamayıp parmaklarının arasından izlemesi, bir başka ilkel dürtü cinsellikle kesiştirip kurduğu fanteziler, şiddet düşmanı Angela’nın yavaş yavaş şiddet uygulayan birine dönüşme evreleri şüphesiz filmin özel anları…

Tesis, merak dürtüsüyle pompaladığı hikayesini işlerken bir yandan da izleyiciyi Angela’nın düştüğü çelişkiyi düşünmeye sevk ediyor. Özdeşleştiğimiz Angela’nın geçirdiği bu değişim topluma da bir eleştiri. Hemen hemen herkesin katı kurallarla karşı çıktığı konuların sonunun gelmemesini her insanda bulunan bu ilkel dürtüye bağlıyor. Şiddet, vahşet, pornonun her türlüsünün bulunduğu günümüz dünyasında bu çeşitliliğin sebebinin toplum, bizler olduğunu söylüyor ve neyi ne için izlediğimizi sorgulatıyor. Final sekansıyla da bu sunumu görkemli bir şekilde noktalıyor.