25.04.2019

Ankara Uluslararası Film Festivali Günlükleri – 1

Manolya AKDEMİR

Festivalin bu seneki retrospektifinde yer alan önemli eserlerden biri 1982 yapımı “Fitzcarraldo”. Herzog’un filmlerinden olan Fitzcarraldo, usta yönetmen ile Klaus Kinski’nin bir başka birlikteliği. (Herzog zaten ekibindeki kimseden pek kolay vazgeçen bir yönetmen gibi görünmüyor.) Kinski filmde, Amazonlarda görkemli bir opera binası inşa etmek için her şeyi göze alan, bu uğurda bir gemiyi karadan yürütmeye çalışan Fitzcarraldo’yu canlandırıyor. Kinski’ye Claudia Cardinale, eşlik ediyor. 158 dakika filmi perdede izlemek oldukça önemli, bu nedenle de festivalin kaçırılmaması gerekenlerinden.

Benim şahsen bu filmi ilk defa bugün izleme fırsatım oldu ve kesinlikle muhteşem bir deneyimdi benim için. Bugün hala nasıl çekildiğini anlamadığımız doğaüstü ve zamasız bir film. Yer yer gerilim yer yer komedi yer yer ise dram filmi özelliklerini taşıyan Fitzcarraldo, bence Apocalypse Now filmini sevenlerin kaçırmaması gereken bir başyapıt. Perdede izleme şansı için festivale minnettarım.

Ayrıca Herzog’un Aguirre, the Wrath of God filmi de gösterildi festivalde. 1972 yapımı film, Kinski ile Herzog’un ilk işbirliği.

Bugün ulusal yarışma filmlerindense üçü arka arkaya gösterildi festivalde. Üçü de diğer tüm ulusal yarışma filmleri gibi film ekibinin katılımıyla gerçekleşti.

Bunlardan ilki Özcan Çelik’in yönettiği, İsmail Doruk’un yazdığı Babamın Kemikleri. Filmin başrolünde Cem Davran yer alıyor. Kötü bir olay sebebi ile çocuk yaşta köyünü terk eden bir adamın yıllar sonra geri dönüşünü anlatan film Çelik’in ikinci uzun metraj sinema filmi.

Kısa filmleri ile adından söz ettiren yönetmen Serhat Karaaslan’ın ilk uzun metraj filmi Görülmüştür de festival galasını yaptı.  Yönettiği kısa filmler Bisiklet, Dondurma ve Musa yurtiçi ve Locarno, Montpellier, Saraybosna, Toronto gibi yurtdışı birçok festivalde gösterilmiş ve ödüller kazanmıştı. Görülmüştür ise cezaevinde mektup okuma komisyonunda çalışan Zakir’in hayatından bir kesit sunuyor. Politik ve sarsıcı yanları kadar mizahı ile de dikkat çeken film, yarışmanın güçlü adaylarından.

Kardeşler, dünya prömiyerini Karlovy Vary Uluslararası Film Festivalinde yapmıştı ve yurtiçinde aldığı oyuncu ödülleri ile dikkat çekmişti. Kardeşler, Ömür Atay’ın Anlat İstanbul filminden sonra çektiği ikinci uzun metraj sinema filmi. Bu nedenle de merakla beklenenlerdendi.

Festivalde ulusal yarışma filmlerinden Hüseyin Karabey’in tek mekan filmi İçeridekiler ile iyi bir çıkış yapan Tarık Aktaş’ın ilk sinema filmi Nebula filmi gösterilecek. Ayrıca dün akşam ilk gösterimi gerçekleşen Herzog başyapıtı Nosferatu ile Zoltán Fábri’nin meşhur Pal Sokağı Çocukları’nın yanısıra Petra, In My Room, Capri Devrimi filmleri gösterilecek.

Türkiye’den Kısa Bağımsız Canlandırma Filmleri Seçkisi özel etkinliği ve söyleşisi gerçekleşecek. Berat İlk’in hazırladığı seçkide 70`lerden günümüze, Türkiye’den kısa bağımsız canlandırma örnekleri izlenebilecek. Kısa canlandırma sineması adına önemli ve değerlendirilmesi gereken bir etkinlik.

Festival programının internetteki çizelgeden değil broşürden takip edilmesi gerektiğini hatırlatalım. Bazı filmler yazmıyor, kaçabilir.

Herkese iyi festivaller!