16.08.2016

Anti-Hero: 90’lar

schindlers-list

1- Oskar Schindler – Schindler’s List (1993)

Oskar Schindler’in gerçek hikayesi, Liam Neeson’ın oyunculuğuyla birleşince ortaya fevkalede bir karakter profili çıkıyor. Schindler’in öyküsünün nerede başlayıp, nerede bittiğini düşündüğümüzde Almanyalı iş adamının kurtardığı binden fazla Yahudi ile film varolduğu evren için önemli bir vites ayağı.

Yönetmen Steven Spielberg’in bu bilinmez figür için üç saatten uzun süren magnum opus boyalar ile bir kompleks olarak sunduğu Schindler, açıkça bir aziz olmadığı gibi keskin bir Nazi’de değil. Ancak kendi aç gözlülüğü ve hırsları içinde şımaran ve insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden biri olan şehvet duygusu içinde karakterin savaş devam ederken önceliklerinin yavaş yavaş değiştiği gözlemlenir.

Temel dönüm noktasının yaşandığı Kraków Ghetto’da ki acımasız tasfiye sahnesinde siyah-beyaz filmin tek renkli anına, kırmızılı çocuğun geçişine tanık olur Oskar Schindler. Cinayeti ve yıkımı kendi gözleriyle seyretmek Schindler için bir dönüştürme görevi görür ve bunun nerede durduğu ise oldukça tartışmalı. Zira değişimin nerde ve nasıl başladığı ya da kefede nerde durduğu oldukça tartışmalı. Daha doğrusunu söylemek gerekirse Neeson’un canlandırdığı Schindler’i okumak bir incelik gerektiriyor. Filme genel olarak baktığımızda Płaszów komutanı Amon Goeth (Ralph Fiennes) ile gerçekleşen konuşma esir hayatı ve psikopatlık derecesinde bir benlik için bilgilendirici tüyolar vermekte.

Schindler’in kendi içinde yaşadığı çatışma ve hangi kararı vereceği üzerine bir bilinmezlik içinde gerçekleşen karakter odağı nihayetinde anti-heronun hangi safta duracağına netlik kazandırmasıyla bilinir bir tarafa geçer. Karşımızda karmaşık bir karakter var. Bu karmaşa ise onun içinde durduğu toplumsal dinamiklerin hızlı akışkan tarafından geliyor.

12345