28.12.2018

Aquaman: En Eğlenceli DC Filmi

DC Sinematik Evreni’nde işler hiç tahmin edildiği gibi gitmedi. Batman v Superman’den sonra bir algı doğdu; eğlendirmek lazım! Ne yazık ki bu doğru bir algı değil. Suicide Squad’ın kurgu masasında yaşadığı sıkıntılar, filmi eğlenceli hale getireceğiz diye yaptıkları uğraşlar, ki ileride aynı sorunlarla Justice League’de de karşılaştık, maalesef DC’yi sadece para gayesi güden, animasyon efektleri dayayan karton bir şirketmiş gibi gösterdi. Oysa DC sinema tarihinde iz bırakmış nice işe imzasını attı. Nolan’ın Kara Şövalye Üçlemesi efsaneleşmiş olsa da Watchmen ve V For Vendetta gibi “DC Comics Vertigo” işlerini de es geçmemek lazım.

Başrollerini Jason Momoa, Amber Heard, Patrick Wilson, Willem Dafoe ve Nicole Kidman gibi isimlerin paylaştığı Aquaman; dramatik bir Yeşilçam hikâyesiyle başlıyor esasında. Zorla evlendirilmek istediği adamdan kaçan ve kendini karaya atan Kraliçe Atlanna orada deniz fenerinin bekçisi Tom Curry tarafından kurtarılıyor ve mutlu bir evlilik bir de bebek yapıyorlar. Sonrası ise zalim kral, kötü üvey kardeş ile gişe klişeleri bitiştiren, içerisinde bir çok saçma materyal barındıran ama şimdiye kadar gördüğümüz eğlence konusunda en verimli olan DC Filmi.

Çağımızın Hastalığı: Görsel Efekt Pornosu

Aquaman’in görsel efektleri için ilk fragmanlar geldiğinden beri hemen hemen herkes filmin efektlerinin bir çizgi filmi bir animasyonu andırdığını söyledi. Esasında buna bir bakış açısı getirmek gerekiyor. Evet, filmin neredeyse her yerinde görsel efekt var. Ama bu filmde fazla gözünüze batmıyor. Çünkü büyüleyici bir kent Atlantis ve film bunu verebiliyor. Lakin özellikle ikinci perde tamamen bilgisayar yapımı ne yazık ki. Zack Snyder için görsel efekt konusunda kontrolsüz olduğu iddia ediliyordu. Ama gelgelelim Snyder ayrıldıktan sonra iş iyice çığrından çıktı. Öyleki insan yüzünü daha çok gördüğümüz filmler DC’nin en iyi işleri haline geldi. Wonder Woman veya Man of Steel gibi. Aquaman aynı zamanda en parlak DC filmi ama onun dev bir görsel efekt pornosu olduğu gerçeğini değiştirmiyor! Öyle ki bir filmden acizane bazı kısımlarda bir bilgisayar oyununa dönüştüğünü söylemekte mümkün.

Kötü Yazılmış Karakterlerde Can Çekişen İyi Oyuncular

Aquaman’in senaryosu çok kötü. Esprilerin hiçbirisi sizi güldürmeyi başaramıyor. Bomboş bir senaryo ve film tamamen bilgisayar başında yönetmen ile efekt ekibine bırakılmış vaziyette. “Korku Seansı” ile son on yılın en vurucu korku işlerinden birine imza atan James Wan’in yönetmen koltuğuna oturduğu film kimi sekanslarda bir korku yönetmeninin ellerinden çıktığını belli ediyor. Jason Momoa’yı zaten Justice League ile sevmiş ve fiziksel hiçbir özelliği uymasa da benimsemiştik ama burada bol bol doyuyoruz. Amber Heard ise güzelliği ile gerçekten baş döndürücü ve gözlerinizi ayıramayacağınız şekide. Nicole Kidman karakteri için pek bir efor sarfetmiyor. Nicole Kidman olarak izliyoruz ama Patrick Wilson başkasının elinde saç baş yolduracak kötü karakteri dengeli ve tutarlı canlandırıyor.

Aquaman, tek gayesi eğlendirmek olan bir film. Başarabiliyor mu? Sonuna kadar. Ama DC’nin yolu maalesef yol değil. Bir an önce köklü ve radikal değişimlere ihtiyacı var. Yoksa iki üç saatlik yediğiniz cipse eşlik edecek filmlerden öteye gidememekle beraber hiçbir sinematik değer taşımayan salon işgaline de devam edecek. Paralarını kazanıyorlar mı? Aquaman’in ilk üç günde ki gişesinin Wonder Woman’ın genel gişesini geçtiğini düşündüğümüzde evet. Ama sormak isterim ki; her şey para mı?!