14.11.2020

Âşık Olduğumuz Film ve Dizi Karakterleri: The Motorcycle Boy

Rumble Fish (1983)

Yaş on beş… Rumble Fish’i ilk kez izliyorum. Film siyah beyaz, bir tek akvaryumdaki balıklar renkli. Filmin atmosferinden, müziğinden ve en önemlisi de The Motorcycle Boy’dan çok etkileniyorum. Böylece, beyaz perdenin gelmiş geçmiş en “cool” karakterlerinden biri olarak aklıma kazınıyor.

Mickey Rourke boks hayatına geri dönüp yüzü gözü dağıtmadan çok önce Motosikletli Çocuk’tu. Francis Ford Coppola’nın yönettiği 1983 yapımı kültleşmiş Rumble Fish (Siyam Balığı) filminde kardeşi Rusty James’in (Matt Dillon) ve neredeyse bütün kasabanın saygıyla karışık hayranlık duyduğu bir karakter. Mahallenin delikanlısı ama sadece bıçkın olanından değil. Hassas ve kendince filozof olanından. Vaktiyle çete liderliği yapmış. Ama artık elini eteğini çekmiş. Bardaki adama göre “sürgündeki bir kral.” Öz babasına göre ise bir “deli”. Belki de filmdeki karakterler içinde varoluşunun anlamsızlığının ve kayıp giden zamanın farkında olan tek karakter o.

Mickey Rourke’un o yumuşak ses tonu ve incelikli oyunuyla ilerde sıklıkla canlandıracağı içine kapanık, sessizce acı çeken karakterlerinin de habercisi olan The Motorcycle Boy film boyunca aklına eseni yapar. Kâh ortadan kaybolur, kâh geri döner. Birden bir motosiklet çalar ve kardeşini de gezmeye çıkarır, ya da kardeşi saldırıya uğradığı anda bir süper kahraman gibi aniden ortaya çıkar ve günü kurtarır. Kötü kesilmiş saçları, yırtık pırtık ceketi ve ağzından düşmeyen sigarası ile kardeşinin anlayamadığı laflar eder. Böylece on beş yaşındaki benim hiç bitmeyecek The Motorcycle Boy sevdası başlamış olur. Gerçek hayatta muhtemelen köşe bucak kaçacağım bir karakter ama her şey gerçek olmak zorunda değil, değil mi?