29.04.2018

Avengers: Infinity War – MCU’nun En Görkemlisi

Emre ÖZCAN

* Bu Yazı Filmle İlgili Spoiler İçermektedir

2008 yılında Marvel Studios’un ilk filmi olma özelliğine sahip olan Iron Man çekilirken Marvel beyin takımının kafasında büyük bir son vardı. Genel hatlarıyla belli olan ve içinde Thanos’un olacağı net bir şekilde bilinen bu büyük son için on yıldır on sekiz filmle tasarlanan büyük evren ilk büyük kırılmasını cuma günü gösterime giren Infinity War’la yaptı. Ortaya çıkan sonuç beklenen ölçüde büyük ve sert ama film boyunca yaşananlar Marvel Studios ve başındaki Kevin Feige tarafından tüm hayranlara atılan ciddi bir fake’i de beraberinde getirmiş gibi görünüyor.

Filmin seyircisi ve hayranıyla ilişkisi tamamen sağ gösterip sol vurma üzerinden ilerliyor. Bir yıldır çıkan fragmanlar ve tv spot’larda ortaya konan görüntülerin ciddi bir bölümü filmde yok. Yine son dönemde Feige’nin ve Russo kardeşlerin yaptığı açıklamalarla güdülenen seyirci, beklemesi gereken şeyler konusunda da muhtemelen filmden sonra büyük bir şaşkınlıkla salondan ayrılacak.

Sosyal medya devrinde dizilerin ve filmlerin senaryolarını korumak stüdyolar için büyük bir problem haline gelmişken Kevin Feige ve ekibinin bu yönden büyük bir iş çıkardığını kabul etmek gerek. Beklenen kayıpların çok farklı şekilde yaşandığı sürpriz sonla birlikte Marvel’ın çoklu fake senaryolarının işe yaradığını ve beklenen şok etkisini seyirci üzerinde yarattığını söyleyebiliriz.

Karakter Problemi Yok

Film yaklaşık altmış önemli Marvel karakterini bir araya getiriyor. Bu nedenle ortaya çıkan bazı problemler var. Karakterlere zaman ayırma sorunu zaten filmin yapı gereği altından kalkması mümkün olmayan bir durum. Russo kardeşlerin verdiği ilk doğru karar da bu konudaki tutumları…

Infinity War, Marvel evreninin en kudretli kötülerinden biri olan Thanos’a karşı savaşan topluluğun hiçbirine odaklanmıyor. Popülerlik ve önem itibarıyla elbette bazı karakterler perdede daha büyük yer kaplıyor ama filmde kahramanlara dair özel işlenen herhangi bir konu yok. Hepsinin ortak motivasyonu tek ve iki buçuk saat boyunca her karakterin bu motivasyon ışığında mücadele ettiğini görüyoruz. Bunda da filmin çok sert ve sarsıcı olan muazzam başarıya sahip açılış sahnesinin büyük payı olduğunu kabul etmeliyiz.

Thor’u kafasından kavrayarak açılışı yapan ve sonrasında Marvel evreninin açık ara en kuvvetli süper kahramanı olan Hulk’u dalga geçerek yere gömen Thanos’un görkemi filmin ilk on dakikasında nasıl bir belayla karşı karşıya olunduğunu seyirciye aktarıyor. Bundan sonra, filmdeki kahramanlardan başka bir şey beklenmemesine sebep oluyor.

Tüm bunların ışığında Russo kardeşler ikinci önemli kararlarını da cesur bir şekilde veriyorlar. Film doğal olarak çok kalabalık ve yorucu olmasının yanında izlerken önceki filmlerden gelen birçok hadiseyi bilerek izlenmesi gereken bir noktada. Bu nedenle de yeni izleyiciye uygun değil. Daha büyük gişe için rahatlıkla biraz daha yeni izleyicilere hitap edebilecek noktalara kayabilecekken MCU’ya referans bombardımanından özellikle ilk yarıda kaçınmak mümkün değil.

Sadece filmleri değil, post credit sahnelerini de bilmeyi şart koşan olay örgüsüyle Infinity War, kendisini sadık hayranlarına adayarak çok doğru bir harekette bulunuyor. Bu yönüyle 2013’te Marvel NOW! başlığı altında çıkan ikinci Infinity serisine de fazlasıyla benziyor.

Marvel, bundan beş yıl önce Thanos’u bir kez daha dünyaya getirirken yine yeni okuyucuya karşı durmuştu. Fazlasıyla karışık olay örgüsüyle birlikte okunması oldukça zor bir öykü ortaya çıkarmıştı. Hatta üç cilt halinde ilerleyen ana Infinity serisinde kitap değil de, her ciltten birer fasikül okuyarak takip edilmesi gereken çizgi roman serisinden sonra izlemesi ve sindirmesi o kadar da kolay olmayan bir filmle bu on yılı taçlandırmak gerçekten şık bir karar.

The Dark Knight’a Benziyor

Sinema tarihinin en özel çizgi roman uyarlamalarından biri olan The Dark Knight, hikâyenin merkezine kötü karakterini alan ve bu yönüyle dikkat çeken bir filmdi. Filmdeki Batman portresi bilinçli bir şekilde Joker karakterinin altında ezilirken film muazzam bir oyunculuk performansıyla kötü karakterin üzerinde yükseliyordu. Infinity War’da da bu formül uygulanmış ve bunun da doğru bir tercih olduğu ortada. Film Iron Man, Captain America ya da Doctor Strange gibi liderlerden ziyade net bir Thanos filmi ve açılış sahnesi bu açıdan da destekleyici. CGI’la oluşturulan bir karakter olmasına ve bunun bazı dezavantajlarına rağmen bu tanrısal yaratık yönetmen ekibi tarafından muazzam canlandırılıyor.

Filmin ilk sahnesiyle birlikte ana motivasyonunu çok çabuk bir şekilde belli eden ve yüz elli dakika boyunca bu doğrultuda hareket eden Thanos, filmin mükemmel görünmeyen senaryosuna da radikal fikirleriyle en çok hizmet eden karakter.

Birebirde yenmenin imkansız olduğunu Hulk sahnesiyle veren ve sonrasında Hulk’un muhtemelen Thanos korkusuyla  filmde bir kez daha görünmediği ortamda bu büyük titanın gücünün eldivenine eklediği her taşla kademeli bir şekilde ve dozunda artırılması da oldukça önemli. Böylelikle final bölümüne kadarki gelişim gayet iyi bir şekilde veriliyor ve sonrasında olacaklara da seyirci yaklaşık iki saat boyunca harika hazırlanıyor.

Nitelikli Aksiyon

Aksiyon beklenen dozda ve oldukça kaliteli. Özellikle işin içinde Thanos’un olduğu sahnelerdeki aksiyon kalitesi ve görkemi gerçekten filmden beklenen ölçüde. Russo kardeşlerin aksiyon yönetimi konusunda da oldukça üst düzey olduklarını Infinity War’la anlayabiliyoruz. Keza karakterleri estetize etme konusunda da birkaç filmdir muazzam iş çıkarıyorlar.

Spider-Man’in MCU’ya dahil olduğu Civil War’da karaktere çok kaliteli bir aksiyon sahnesi çeken Russo’lardan sonra Spider-Man: Homecoming’de Jon Watts bu yönden oldukça niteliksiz bir işe imza atmıştı. Winter Soldier ve Falcon’u tek başına alan Spidey’nin solo filminde Vulture’dan ve Shocker’dan birebirde dayak yemesi karakterin güç dengesi yönünden de soru işaretleri ortaya çıkarırken Spider-Man, kardeşlerin elinde yine muazzam bir aksiyon yaratığına dönüyor. İçinde bulunduğu her sahnede oldukça estetik görünen Spider-Man’in çizgi roman evreninde edindiği iron suit’i de gerçekten muazzam görünüyor. Özellikle sırtından çıkardığı mekanik kolların işin içine girmesiyle birlikte iron suitseverler için film doruk noktalarından birini ortaya çıkarıyor.

Spider-Man’le birlikte iade-i itibar yapılan bir diğer karakterse Thor. Thor Ragnarok’ta Taika Waititi’nin elinde karakter olarak zarar gören ve şamar oğlanı haline gelen Thor, filmin sonunda elde ettiği güçlerle pek cıvıklık içinde kalmadan aksiyon ve güç yönünden filmin zirve noktalarından birine çıkıyor. Özellikle Mjöllnir’i kaybetmesi sonrasında bu filmde edindiği yeni baltası Stormbreaker’la birlikte Wakanda’ya inişi muhtemelen coşku yönünden Infinity War’un zirvesi. Keza Thanos’la birebire girdiği sahne de son derece görkemli.

Sorunları da Var

Tüm artılarının yanında filmde problemler de yok değil. Özellikle filmin ilk yarısında Guardians of the Galaxy ekibinin içinde bulunduğu her sahnede espri seviyesi biraz yüksek. The Avengers ile başlayan ve Guardians of the Galaxy serisiyle devam edip Thor Ragnarok’la zirve yapan cıvıklık MCU’nun şu anki önemli problemlerinden biri olabilir. Russo kardeşler de girilen bu yola arada ölçülü bir şekilde sapıyorlar.

Filmin asıl bombası olan vurucu finaliyse biraz sıkıntılı görünüyor. Yaklaşık bir yıldır Robert Downey Jr. ve Chris Evans’ın MCU içindeki miadlarını doldurduklarına dair servis edilen haberlerle birlikte bu filmde Iron Man ve Captain America’dan en az birinin evrene veda etmesi bekleniyordu. Kevin Feige de bu konuyla ilgili yaptığı açıklamalarda artık bazı karakterlere veda edeceklerini dile getirerek bu söylentileri doğruladı. Filmden bir ay önce Benedict Cumberbatch dahi karakterinin ölebileceğini söyleyerek tartışmaları alevlendirdi ama ikinci Doc Strange filminin planları net bir şekilde açıklanmışken bu durum pek de ilgi görmedi.

Yeterli Cesaret Gösterilmemiş

İki amiral gemisi karakter Tony Stark ve Steve Rogers’a dokunmayan film, Thanos’u final sahnesinde başarıya ulaştırarak evrenin yarısını aynı bir çizgi roman serisinde olduğu gibi yok ediyor ve süper kahramanların da yarısıyla vedalaşıyoruz. Bunun normalde ciddi bir yumruk olduğunu kabul etmek gerek. Fakat Black Panther, Doc Strange ve Spider-Man gibi orijini yeni yapılmış, ikinci filmlerinin geleceği neredeyse kesin gibi olan (ki Spider-Man resmi bir şekilde açıklandı) karakterleri öldürmek, özellikle sadık çizgi roman okuyucuları için o kadar da etkileyici olmayabilir. Çizgi romanlarda da defalarca ölüp geri gelen karakterler mevcutken ve hatta bu durum çizgi roman evreninin en büyük defolarından birini oluştururken bunu oldukça farklı ilerleyen sinema evrenine de taşımak o kadar da iyi bir karar değil gibi.

2018 ve 2019’da arka arkaya gösterime girecek olan Avengers 3 ve 4, Marvel Studios tarafından ilk başta Infinity War Part I ve Part II olarak ilan edilmiş ve bundan birkaç ay sonra Russo kardeşler tarafından Part II’nin değiştiği, Infinity War’un tek bir hikâyeyi anlatacağı ve devamının çok farklı olacağı açıklanmıştı. Ama bu filmin bittiği nokta aslında ilk planın doğru olduğunu ve izleyicileri yarım kalan bir hikâyeye odaklamama isteğinin hedeflendiğini gösteriyor.

Muhtemelen zaman taşıyla ya da başka şekilde olaylar geri alınacak ve Thanos’la dördüncü filmde mücadele biraz da bunun üzerinden ilerleyecek. Ana karakterlere veda etme cesaretini gösteremeyip bu şekilde hemen hepsinin döneceği belli bir şekilde toplu kıyıma gitmek çok etkileyici durmuyor. Keza zamanda geri dönme yoluyla birlikte filmin normal seyri içinde hayata veda eden Loki, Gamora ve Vision gibi karakterlerin dahi geri dönme ihtimalinin belirmesi de biraz rahatsız edici. Bu yönden Russoların yeterli cesareti gösteremediğini düşünmek mümkün.

Sonuç

Infinity War yıllardır planlandığı çok büyük yapıya hizmet eden gerçekten çok büyük ve görkemli bir film. MCU tarihinin en kuvvetli ve etkileyici kötü karakteriyle yükselen film, ilk dakikasından son anına kadar izleyicisini rahatsız etmeyi ve germeyi başarıyor. Bunu yaparken kendisini çok da ciddiye almayan yapım için bu bir artı ve Russolar espri dozuyla biraz da buna hizmet etmeye çalışıyor olabilir. Ortada hikâyesi, on dokuz filmlik olay örgüsünün ilk aşamada nihai sonu, kaliteli aksiyonu, efektleri, iyi yönetilmiş yapısı, stresi ve adrenaliniyle gerçekten çok özel bir film var ve Infinity War bu yönüyle belki de en zoru becererek beklentileri karşılamayı başarıyor.

Captain America: Winter Soldier’la evrenin en iyi filmine imza atan Russo kardeşlerse kendilerine neden güvenildiğini bu filmle kanıtlıyorlar. Ve sanırım MCU’nun en görkemli ve klas işine imza atıyorlar. Fakat yarıda kalmış bir hikâye olarak daha fazla övgüye girmeden Mart 2019’u ve dördüncü filmi beklemek şu anda bir gereklilik haline gelmiş durumda. Bu büyük yapımı taçlandırmak için kardeşlerin önünde bir yıl daha var ama bu onlar için pek büyük bir sorun olacakmış gibi görünmüyor.