11.08.2018

Babylon Berlin: Aşırılıklar Çağı

Almanya’nın en pahalı dizisi

Almanya’nın şu ana kadarki en pahalı dizisi unvanını elinde tutan Babylon Berlin, 2. Dünya Savaşı ve Hitler öncesi Weimar Cumhuriyeti’nde geçen bir siyasi polisiye. Volker Kutscher’in Türkçeye de iki kitabı çevrilen (Islak Balık ve Sessiz Ölüm) Gereon Rath roman serisinden uyarlanan dizi 1929 yılında geçiyor. Dönemin siyasi arka planını ve görkemli atmosferini başarıyla yansıtan dizide yozlaşmış devlet ve bir o kadar yozlaşmış polisler, ekonomik kriz, işsizlik, isyanlar, siyasi komplolar ve şaşaalı gece hayatı konu ediliyor. Dizinin yaratıcılarından biri Tom Tykwer. Oyuncu kadrosunda Volker Bruch ve Liv Lisa Fries öne çıkıyor.

Dizide olaylar dedektif Gereon Rath’ın Köln’den Berlin’e bir siyasi skandalı araştırmak ve engellemek için gönderilmesiyle başlıyor. Rath kendini cinayetlerle 1 Mayıs ve işçi olaylarının ortasında bulur. Öte yandan, Rusya’dan kaçırılmış altınların bulunduğu bir tren vasıtasıyla Stalinistlerle Torçkistler arasındaki mücadele paralel olarak anlatılıyor. Nazilere gönderme olduğu bariz olan, ortalığı epey karıştıran kimyasal silahları da unutmamalı. Faşizmin ayak sesleri devletin tüm kademelerinde duyulmaya başlamıştır. Bir yanda enflasyona davetiye çıkaran sefalet ve çürüme, diğer yanda gösterişli ve kışkırtıcı partilerle gece hayatı. Tavşan deliğinde kaybolmak için bütün unsurlar mevcut kısacası.

Kusurlu Karakterler

Gereon Rath’ın alışık olduğumuz doğrucu, cesur ve idealist polis dedektiflerinden olduğunu söyleyemeyiz. Hatta birkaç olayda menfaatine göre bir tavır takındığını ve bencil davrandığını bile görüyoruz. Flashbacklerle izlediğimiz savaştaki geçmişi, babasının nüfuzuyla polis oluşu, kayıp abisine dair vicdan azabı, abisinin eşiyle yaşadığı ilişki ve bağımlılık sorunuyla da döneminin adamı olduğunu her haliyle belli ediyor. Alman realizmini fazlasıyla hissettiren bir karakter.

Noir havası da veren dizide öne çıkan bir diğer karakter Charlotte Ritter. Cinayet masasında stenocu olarak işe giren Charlotte, çevresindeki birçok kişiden – birçok erkekten- daha kıvrak zekâlı ve iş bitirici biri olarak ilk kadın polis dedektifi olma yolunda ilerlese de, oldukça fakir ve sorunlu ailesinin de etkisiyle gece kulüplerinde çalışmakta, iki ayrı hayat yaşamaktadır. Charlotte’ın da amacına giden yolda her şeyi denemeye hazır olduğunu görürüz. Kitaplardaki Charlotte’tan daha farklı biri var karşımızda. Dizinin karanlık bakış açısından Charlotte da payını almış.

 

Aşırılıklar Çağı

Bazı sahneleriyle hipnotize edici bir etkisi olan Babylon Berlin’de tempo hiç düşmezken, ikinci sezon finaline doğru olaylar baş döndürücü bir şekilde birbirine bağlanıyor. Anlattığı döneme ve karakterlerine karşı karanlık, gerçekçi ve sert bir bakış açısı olan dizide dönemin parıltılı gece hayatı da es geçilmeyerek jazz çağına ve kabarelere selam gönderiliyor.

Bakış açısı ve bazı olaylar nezdinde uyarlandığı Volker Kutscher romanlarından yer yer farklılık gösteren dizi sürprizlere açık birçok unsur vaat ediyor. Birçok açıdan bir aşırılıklar ve zıtlıklar çağını konu alan bir yapımdan daha azı da beklenemez doğrusu. Polisiye, casusluk ve siyasi komplo, noir ve psikolojik gerilim türlerini de bünyesinde barındıran bir dönem dizisi olan Babylon Berlin’in fişek gibi sona eren 2. sezon finalinin ardından 3.sezon için beklemedeyiz.