01.06.2016

Back to the Future: Ve Gelecekteyiz!

21 Ekim 2015 16.29. Gelecekteyiz!

Zamanda yolculuk dendiğinde aklımıza ilk gelen film, hiç kuşkusuz Geleceğe Dönüş’tür; çılgın Doktor Emmett Brown, bir geleceğe bir geçmişe giderek ailevi sorunlarını çözmeye çalışan Marty McFly ve insanoğlunu hayal gücünün sınırlarına götüren DeLorean, 80’ler ve 90’larda çocuk veya genç olan herkesin aklında yer etmiş ve insanoğlunun en büyük arzularından birini bünyelerinde somutlaştırmış figürlerdir. İlk filmde isim Geleceğe Dönüş olsa da 1985’ten 1955’e, geçmişe gidilir fakat bu durum ikinci filmde değişir; geleceğe, 2015 yılına – tam olarak 21 Ekim 2015, saat 16.29- gidilir. Marty ve Doktor için gelecek olan, bizler için artık bugündür.

Geleceğe Dönüş’te yaratılan gelecek tasviri, hayal gücünün ve öngörünün bileşimidir; Zemeckis ve Spielberg, ikisinin de büyük ihtimalle görebileceği bir tarih olan 2015’i seçerek büyük bir iddianın altına girerler; bu hem onları hem de bilim insanlarını tahakküm altında bırakan dev bir iddiadır. Geleceğe Dönüş’ün 2015’inde ortaya konulanların ne kadarının gerçekleştiğini, ne kadarında ise bilimin ve teknolojinin insanoğlunun hayal gücüne yenik düştüğüne bakacağız bu yazıda. Kim bilir, bir gün bilim iyice gelişir ve Yapay Zekâ’nın, Alien’ın veya Matrix’in geleceğini de bugün olarak görürüz.

Yollar ve Uçan Arabalar

İkinci filmin başında Biff, usulca havalanan Doktor’un arabasını görünce, bizim bugün uçan bir arabayı gördüğümüzde verebileceğimiz tepkinin aynısını verir: “Uçan bir DeLorean mı?” Evet, maalesef uçan arabalarımız yok ve Doktor’un “Gittiğimiz yerde yola ihtiyacımız yok.” cümlesi de doğal olarak bugün için geçerli değil ama bir konuda Zemeckis’in hakkını verelim: 2015’te gerçekten havada da karada trafik var.

Uyku Getirici Alfa Ritim Düzenleyicisi

Marty’le beraber Jennifer’ı da araca bindirmek zorunda kalan Doktor, uçan arabaların arasında bir sağa sola manevra yaparken bir taraftan şoka girmemesi için Jennifer’ı “Sleep-Inducing Alpha Rhythm Generator” ile uyutur. Doktor’un kullandığı ufak el feneri tadındaki aletten çıkan ışınlarla Jennifer’ı mışıl mışıl uyuduğunu göz önünde bulundurursak, sabahlara kadar bilgisayar başında oturan bir neslin en büyük ihtiyaçlarından birine bilimin hala kayıtsız kaldığı sonucunu çıkartabiliriz rahatlıkla.

Gençleşme

2015 yılına vardığımızda Doktor’u gençleşmiş olarak buluruz: Dalağı, bağırsakları, kanı değişmiş; saçı ve kırışıkları düzeltilmiş, ömrüne 30-40 yıl eklenmiştir. Bugün lazerle saç ektirip botoksla cildimizi gerebiliyoruz fakat Zemeckis’in öngörüsündeki noktaya gelebilmemiz için bir 30 yılın daha geçmesi gerekiyor. Suç bilim insanlarının mı yoksa Zemeckis mi abartmış, emin olmak güç.

Nike Air Mag

Nike, “deadline”dan önce Air Mag’in yetişmesi için elinden geleni yapacağını söylese de henüz kendi kendine iplerini bağlayan bir ayakkabımız yok, bugün içerisinde büyük bir sürpriz yaparak Air Mag’i piyasaya sokamazlarsa Zemeckis’in bunda en ufak bir suçu olmaz; yirmi altı yıl yeterli bir süreydi.

Ceket

Bakmayın ceket dediğimize; her bedene tek tuşla uyan ve ıslandığında kendi kendine kuruyan bir icattan bahsediyoruz. Bugün için bile hayli fütüristik bu icadın kendiliğinden kuruma özelliği Zemeckis’in abartması olsa da her bedene uyan kıyafetlerin olmaması bilimin ve teknolojinin ayıbı kesinlikle.

Gazete ve Dergiler

İlginç bir şekilde Zemeckis’in en başarılı olduğu konulu basılı yayınlar, tıpkı öngördüğü gibi gazete ve dergiler bugün de basılı, hala 30 yıl önceki gibiler. 300-400 sayfalık “Grays Sports Almanac”ın içine 1950’den 2000’e kadar olan tüm spor olaylarını sığdıran Zemeckis’in –mantıken böyle bir derlemenin Meydan Larousse seti hacminde olması gerekirdi- bu husustaki “eski kafalı” yaklaşımı en isabetli öngörüsünü doğurmuştur. Ha bir de, finali Cubs ile Miami arasında oynanan Dünya Şampiyonası Serisi olayı var ki sormayın. Sorarsanız da cevap Sokrates Dergi’nin ekim sayısında.

Jaws Holomax

Sokağın ortasında üzerinize gelerek sizi yutmaya çalışan bir köpekbalığının olduğunu düşünsenize? Marty’nin tepkisinin bir benzerini vereceğimizden emin olsak da, ulu orta ve beklenmedik bir anda bunu tecrübe etme şansımız henüz olmadı. Hologramların alması gereken çok yol var.

Uçan Kaykay

İlk filmde kaykayı ile sağa sola giden Marty’nin 2015’te bulabileceği en ilginç şey kesinlikle uçan bir kaykay olabilirdi, oldu da. Bugün yerden yüksekte giden kara taşıtımızın olmamasını suçlusu kimdir bilinmez ama Zemeckis’in hoverboard olayını taşıdığı nokta gerçekten takdire şayandı.

Pepsi Şişesi

Geleceğe Dönüş’teki Pepsi şişesinin 2015’te gerçekten Pepsi’nin kullandığı şişelerden biri olup olmayacağı merak konusuydu. Onca hengâmenin arasında bir anlığına görücüye çıkan bu tasarım harikası şişe, yaygın kullanıma sokulmasa da rağmen sınırlı sayıda üretilerek satışa sunuldu. 6.500 adet, tanesi 20.15 $; Spielberg bu işi gerçekten biliyor.

Beyzbol Sopası

Briff’in Marty’le kapıştığı sahnede kullandığı, tek tuşla büyüyerek normal boyutlara ulaşan beyzbol sopasının bugün gerçeğe dönüşmemesi bizler için büyük şans; kullanım amacının dışına çıkarak kavgaların aranılan aracına dönüşebilecek bu sopanın vebali ise Zemeckis’in boynuna.

Parmak İziyle Ödeme

Yaşlı Biff’in bindiği taksinin parasını tek bir parmak dokunuşuyla ödemesi o zaman için olası dursa da çipin ötesine yeni yeni geçebiliyoruz. Onlarca kart arasında boğulanlar için hoş bir çözüm sunsa da “Ya parmağımı keserlerse?” kaygısından uzak olduğumuz için bilim insanlarını pek suçlayamıyoruz.

Hidratör

Büyükanne Lorraine’in mikrodalga fırına benzeyen hidratörün içine koyduğu ufacık parçayı, iki üç saniye içerisinde çekirdek aileye yetecek bir pizzaya dönüştüren teknolojinin günümüzde olmaması büyük kayıp! Tüketim çağının aranılan pratikliğine uygun bu hidratör henüz yapılamasa da Zemeckis’in günümüzün tüketim algısını doğru bir şekilde öngörmesi eksinin kendi hanesine yazılmasını engelliyor.

Görüntülü Telefon

Evet, Geleceğe Dönüş’teki gibi olmasa da görüntülü konuşma imkânımız var; Zemeckis’in karşısına geçerek gönül rahatlığıyla hareket çekebilrsiniz kendisine.

Not: Yazıcılardan ya da tek ekranda altı farklı kanalı izlememize olanak sağlayan televizyondan bahsetmeye kalkarsa hemen kaçın

Köpek Gezdiren Tasma

Köpek sahiplerinin en büyük dertlerinden biri olan gezdirme olayı, Zemeckis’in 2015’inde sorun olmaktan çıkmıştı: Uçan bir tasmayla tek başına gezen köpekler! Uçak arabaların, kaykayların olduğu bir gelecek tasvirinde abes durmayan bu icat, ekmek yoksa pasta yesinler önermesine eş değer bugün. Suç tabi ki çıtayı böyle bir seviyeye koyan Zemeckis’in.

Ortho-lev

Golf oynarken sakatlanan George McFly’ı baş aşağı bir şekilde oradan oraya uçuran bu alet, fiziksel sakatlıkların tedavilerinde kullanılıyordu Zemeckis’in 2015’inde; doğal olarak böyle bir alet henüz icat edilmedi. Burada bilim insanlarını suçlayamasak da fiziksel engelleri aşmamızı sağlayacak daha iyi aletlere layık olduğumuzu idrak edemedikleri için gönül koyabiliriz kendilerine.

Araç Plakaları

Evet, her şeyi geçen Zemeckis, araç plakalarına da kafayı takmıştı! DeLorean’ın gördüğünüz plakası günümüzün barkodlarının bir benzeri; araçlarla ilgili bilgilerin, ışıklı şapkalara sahip polisler tarafından tek bir hareketle okutulması için kullanılan barkodları karşımızda görebilmemiz için uzun yıllar bekleyecek gibiyiz.

Barcodeplate