15.06.2019

Bekçi: Küçük Dünyasında Sıradan Bir Adamın Derin Hikâyesi

Yönetmenliğini Durmuş Akbulut’un yaptığı Bekçi haftanın ilginç filmlerinden. Sinemamızda görmeye alışık olduğumuz klasik olay örgüsü ve anlatım biçimlerinin dışında yönetmenin kendine has tarzı ile oluşmuş bir film. Hikâye anlatımı oldukça minimal ilerliyor. Artık hayatta olmayan oyuncu Turan Özdemir’in canlandırdığı Salih ilk anda her zaman karşılaşabileceğimiz sıradan bir karakter . Ama bu karakteri tanımaya başladıkça derin bir iç dünyası olduğunu görüyoruz. Üzerine düşünülecek diyaloglarla ilerleyen film psikolojik açıdan incelemek isteyenlere bol malzeme sunuyor.

Ömür Satın Alınabilir mi?

Her gün yaptığımız işimiz elbette ki yaşamımızı etkiler. Salih de geceleri mezarlıkta bekçilik yapmaktan etkileniyor. Onun işi ömür üzerine. Mezarlık bekçiliği yapan bir adam ömür üzerine düşünebilir. Salih hayalle gerçek arasında gidip geldiği dünyasında ömrü satın almayı tartıştığı kişilerle karşılaşıyor. Ama bunlar Salih’in iç sesleri mi, onun kafasındaki hayali karakterler mi buna izleyenler karar versin. Hayali geniş bir mezarlık bekçisi ömrün satın alınıp, alınamayacağı üzerine bir tartışma pekâlâ yaşayabilir. Ya da onun için gerçekle rüya birbirinin içine geçmiş olabilir.

Resim, Edebiyat ve Tiyatronun Sinemada Buluşması

Yönetmen Durmuş Akbulut resim ve edebiyattan da etkilenmiş bir sinemacı. Bu ilk filminde onu etkileyen tüm sanat dallarının izleri var. Yönetmenin “Resim Neyi Anlatır” isimi bir kitabı var. Kitap yorumlardan oluşuyor. Yönetmen bir röportajında, kitabını yazarken tek bir resmi alıp önce parçalayıp sonra da parçaları yeniden birleştirdiğini ve yorumun parçaların birleşme şeklinden geldiğini söylüyor. Sahnelerin ışığını resim sanatından aldığını da belirtiyor. Resim meraklılarının filmi özellikle izlemelerini öneririm. Bazı sahnelerde resim bilgileri canlanacaktır.

Oyuncuların tiyatro kökenli olmaları filme teatral bir hava vermiş. Atmosfere dayalı filmde oyuncuların sanki bir tiyatro sahnesinde konuşuyor gibi olmaları filmden çok tiyatro izliyormuşuz duygusu yaratıyor.

Bir buçuk saate yayılan Bekçi, sinemamızın farklı örneklerinden. İçerik ve biçimin güzel bir buluşması. Klasik olay örgüsüyle anlatılmadığından ve Bekçi Salih değişik bir tip olduğundan başlarda filmin içine giremeyebilirsiniz. Ama bittiğinde yönetmen Durmuş Akbulut’un daha ilk filminden yönetmen sinemasında emin adımlarla ilerleyeceğinin sinyallerini verdiğini göreceksiniz. Türk sinemasında farkı örnekler görmek isteyenlerin Bekçi’yi kaçırmamalarını öneririm. Bazı yönetmenlerimiz özellikle müzik kullanımını çok önemsiyorlar. Anlatıma katkısı olmasa da müzik sinemada çok önemli bir aktör oluyor. Durmuş Akbulut bunu tercih etmemiş. Onun karakterlerinin sağlam diyalogları var, konu hiçbir açık nokta bırakmadan ilerliyor. Ayrıca anlatıma katkısı olmayan karakter hiç yok. Her karakterin görevi var. Film bu açıdan da oldukça dengeli.

Sinemamız adına farklı bir örnek olan Bekçi haftanın önemli filmlerinden.