23.11.2016

Benim Öğretmenim

Seçil TOPRAK

Hüsnü / Öğretmen

Kemal Sunal deyince belki dramatik roller aklına gelmez insanın ancak onun insana o kadar çok dokunan dramatik kompozisyonları vardır ki! Bunlardan biri ve benim için en özeli Öğretmen Hüsnü’dür. İstanbul’a tayini çıkınca iki yakasını bir araya getiremeyen, ailesine bakmak, hayatını idame ettirebilmek için öğretmenliğin yanı sıra başka işler de deneyen Hüsnü. O kadar cebelleşir ki hayatla, insanlarla; karmakarışık olur iç dünyası. Normal olmaya daha fazla devam edemez Hüsnü, gittikçe kopar dış dünyadan. Öğrencileri onu çok sever, o da öğrencilerini. Filmin finaline doğru iyice kopar gerçeklikten. Zaman ve mekanda reeli yakalayamaz hale gelir. Sınıfa gelen müfettiş çocuklara soru sorarken o çocukların ağzından çıkan kelimelerle başka dünyalara gider ve öğretmenlikten arda kalan vakitlerinde biraz daha para kazanabilmek için yaptığı işportacılıkla karıştırır sınıftaki halini. Belki bu, öğretmenlerin verdikleri emeklerin karşılığında kendi hayatlarını dahi idame ettiremeyecek kadar maddi sıkıntı çektiklerini bilmeyenlere, görmeyenlere tokat gibi çarpan en iyi sahnedir. Ama maalesef artık Hüsnü öğretmen gerçeklikten azadedir.

Tahté Reş (Blackboards)

Öğretmen sadece sınıfa girdiğinde orada hazır bulunan öğrencilerine ders veren kişi değildir. Yeri geldiğinde sınıf, okul belirli bir mekân olmaktan çıkar. Hele ki öğrenci olacak, sınıfta ders dinleyecek yaşta olan çocukların yaşamlarına kastediliyorsa öğretmenler için de sınıfta öğrenci beklemek bir lükstür. Ortadoğu topraklarında çocuk olmak elbet kolay değil. Ya öğretmen olmak? İşte sırtına kara tahtalarını asıp yollar katederek öğrenci arayan öğretmenlere sormalı bunu! Görmeli! İki kelime daha fazla öğrensin diye dağ, taş, bayır dinlemeyip bazen kurşunlar altında kara tahtasını kendine ve yanındakilere siper eden öğretmenleri de anmalı.

Tüm Öğretmenleriyle Hababam Sınıfı

Hababam Sınıfı sinemamızda ve edebiyatımızda önemli yeri olan bir eser. Özellikle sinemamızın 70’li yıllarındaki kalabalık kadrolu komedileri düşündüğümüzde Hababam Sınıfı altın değerindedir. Üstelik ne zaman izlense yine aynı zevki verir. Yenileri de çekildi Hababam Sınıfı’nın ama aynı zevki verdi mi? Bence hayır! Hababam Sınıfı; İnek Şaban’ı, Güdük Necmi’si, Damat Ferit’i, Dom Dom’u ile güzeldi, samimiydi ve hâlâ öyle. Peki ya öğretmenleri?

Başta Kel Mahmut olmak üzere hangimiz unutabiliriz Badi Ekrem’i veya Külyutmaz’ı? Ya Semra öğretmeni? Haddini aşan öğrencilerine verdiği o anlamlı derslerle Kel Mahmut, Hababam Sınıfı’nın biricik öğretmeni ancak her filmde kendine yer edinen diğer öğretmenleri de anmamak olmaz. Tarihiyle, biyolojisiyle, edebiyatıyla, beden eğitimiyle… Her biri Hababam’la baş etmeye çalışan o nice güzel ve eğlenceli öğretmen… Bazen masalara çıkarak kopya engellemeye çalışanlar, bazen öğrencilerine kung fu öğretmek isteyenler, bazense laboratuvar patlatanlar… Her birinin gönlümüzde özel bir yeri var.