20.11.2016

VİZYON DIŞI: Benny’s Video

Günümüzde sinema tarihinin yaşayan efsanesi haline gelmiş Michael Haneke’nin ikinci uzun metrajı Benny’s Video / Benny’nin Videosu (1992 ) vizyon dışının konuğu. Film aynı zamanda Kent Üçlemesi veya diğer adıyla Duygusal Buzlaşma Üçlemesi’nin ikinci filmi. Üniversitede psikoloji ve felsefe okuyan Haneke, sinemaya adım atmadan önce çeşitli televizyonlarda çalışarak medyanın içinden gelen biri. Çoğu filminde orta-üst sınıf ailelerin iletişim problemleri ve topluma karşı duyarsızlığı üzerinde genel olarak duran Haneke, Benny’s Video’da da hattını bu sorunlar üzerine inşa ediyor.

Benny için; video kameralara sahip olup, genellikle hayatını kayıt altına alan ve sonrasında da bu kayıtları tekrar tekrar izleyen, bunun dışında da B tipi filmler kiralayıp onları izleyerek vakit geçiren; kendi halinde, sessiz bir çocuk olduğunu söyleyebiliriz. Benny’nin çektiği görüntüleri durdurup, başa alarak ayrıntılı bir şekilde tekrar tekrar izlemesi ilerde olacakların habercisi gibidir.

Haneke, televizyonu sadece aptal kutusuna indirgemiyor. Benny’nin dışarıyı bile bir video kamerası aracılığıyla televizyondan izlemesi giderek duyarsızlaşmanın, ailesiyle başlayan iletişim kopukluğunun genele yayılmasının ve aynı zamanda hayatla bağ kuramanın getirdiği yalnızlığın bir fotoğrafıdır adeta. Geceleri uyumadan önce video izleyerek uykuya dalması bu durumun bir başka kanıtı gibidir. Ailece geçirdikleri aktivite bile televizyon izlemektir. Haneke bu noktada orta-üst sınıf aile yapısının duyarsızlığını, -birçok filminde de gördüğümüz- televizyona yansıttığı yıkım ve savaş gibi haberlere ailenin hiçbir reaksiyon göstermemesi, gördükleri şeyleri çok doğal karşılamaları üzerinden bir eleştiri getirir.

Anne ve babasının şehir dışındaki çiftlik evine gitmesinin ardından her gün kaset kiraladığı dükkanda tanıştığı kızı evine davet etmesiyle film başka bir boyut alır. Çektiği videoları kıza gösterirken, mezbaha tabancası ile bir domuzun öldürülüşü videosuna denk gelirler. Televizyon dünyasının yarattığı bir başka algı da her şeyin insana oyun gibi gelmeye başlamasıdır. Bilgisayar oyunlarıyla birlikte günümüzde artan içimizdeki şiddeti ortaya çıkarma durumu ve varolan şiddete karşı duyarsızlaşma, aynı haberler örneğinde olduğu gibi karşımıza çıkar. Bir ülke uçağının bir başka yeri bombalaması birer oyun gibi gelmeye başlar kişiye. Denk gelen domuz öldürülme videosundan sonra da kız ile Benny arasında yaşanan zıtlaşma sonucu oyun oynar gibi herhangi bir plan yapmadan Benny, kızı mezbaha tabancası ile vurup, öldürür. Kayıt altına alınan durumların aksine Benny, bu sefer zamanı geriye saramaz. Ancak sonrasındaki rahatlığı ( sütünü içmesi ve gece arkadaşlarıyla takılması) ve sakinliği hissizliğinin göstergesidir. Bir nevi kendi oyununu oynamaya başlamıştır, Benny. Benny’deki tek göze çarpan değişiklik saçını sıfıra yakın vurdurmasıdır, ki burada da Haneke, bir Nazi göndermesi yapar. Anne ve babasının dönüşü sonrası gelişen süreçlerde de eleştirilerine devam eden Haneke, filmin finalinde belki çocukların içinde bitmeyen saflık ve vicdan duygusunu göstermek ister ya da ailenin son bir fotoğrafını bize gösterir.

Günümüzde, teknolojinin gelişip, hayatımızı kolaylaştırırken, bir yandan insanlar arası iletişim ne oluyor sorusu sıkça soruluyor. Hatta iletişimin araçları olup, kendisinin olmadığı yönünde tespitlerde de bulunuluyor. Haneke 1992 yılında Benny’s Video ile video kameralarının yaygın olarak kullanılmaya başlandığı yıllarda bu tartışmaların temelini oluşturacak bir sinema başyapıtı yaratıyor. Zaten kendisi de durumu şöyle özetliyor: “Videolarda tek yapmanız gereken filmleri geri almak, böylece ölen insanlar yeniden canlanır.”