09.02.2022

“Bir Daha İzlemem” Dediğimiz Filmler

Deniz İPEK ÇEKDERİ

Benim “bir daha izlemek istemediğim filmler” daha çok sinir bozuculuk ve yürek burkuculuk açısından canımı hayli acıtan filmlerden oluşuyor. İşte aynı duyguyu yaşamaktan ve gerilim hissiyatından köşe bucak kaçtığım için bir daha kıyısından geçmek istemediğim üç film.

Dancer in the Dark (Lars von Trier, 2000)

Öyle iç acıtan ve sinirden saç baş yolduran bir film ki bu, bir kez daha izlemeye asla dayanamayacağıma film bitmeden çoktan karar vermiştim sanırım. Zaten izlemedim de ve açıkçası “hafızandan hangi filmin silinmesini isterdin?” diye sorsalar, kötü bir film olmamasına rağmen Dancer in the Dark derdim.

Heavenly Creatures (Peter Jackson, 1994)

Filmin sonu itibariyle Heavenly Creatures da bir kere daha seyretmeye gönlümün elvermeyeceği fimler arasında. O malum, can alıcı sahne esnasında kalbimi bir elin sımsıkı kavradığını hatırlıyorum, bir kere daha aynı duyguyu yaşamaya niyetim yok.

Funny Games (Michael Haneke, 1997)

Haneke seyirciye sinir krizi geçirtmek için çekmiş bu filmi diyebilir miyiz? Bence diyebiliriz. Ben iki kere izlemiş bulundum. Yetmedi bir de Hollywood versiyonu çekti büyük usta. Onu izlemedim. Açıkçası, izleyesim, kendime bu işkenceyi bir kez daha yapasım da yok. Filmi çok ama çok beğeniyorum ve herkes bir kere izlemeli diyorum, o ayrı mesele.