09.02.2022

“Bir Daha İzlemem” Dediğimiz Filmler

Levent TANIL

Sinemanın büyüsüne kapılıp keyiflendiğim kadar izlediğim çoğu öyküden nefret etmişliğim de olmuştur. Fakat kötü niyetle aktarılan bir hikâyeyi yeniden izleme fikri şöyle dursun, bu durum hiç yaşanmamış gibi devam ettiğim için benim açımdan bir daha izlemek istemediğim filmler izlemeye yüreğimin yetemeyeceği yapımlar olmuştur. Sayısı çok fazla olsa da yaşantım boyunca bir kere daha izleme gücünü bulamayacağım üç önemli yapıta kısaca değinmek istiyorum

Ateşböceklerinin Mezarı (Hataru no Haka)

Isao Takahata’nın 1988 senesinde çekmiş olduğu anime, savaşın bir çocuk bakışıyla fantastik olmayan yönüyle aktarıldığı en gerçekçi yapımlardan biridir. Yönetmen bu işiyle adeta kalplerimize sert bir tekme indirmeyi amaçlamış ve başarmış da… Anlatının gidişatı, iki küçük kardeşin çaresizliği ve başlangıç sahnesiyle finaldeki o derin boşluk ben gibi çoğu insanın da yeniden izlemeye kolayına cesaret edemeyeceği bir eseri ortaya çıkarmış.

Canım Kardeşim

Canım Kardeşim’i güçlü yapan en önemli unsur Yeşilçam’ın romantik komedileriyle alışılmış tüm isimlerini hayli gerçekçi bir mesele olan yoksulluk teması üzerinden aktarılan bir öykü ekseninde buluşturmasıdır. Benim gönlümce Ertem Eğilmez’in en başarılı filmidir. Çocukluğumdan bu yana etkisini üzerimde taşıdığım, müziklerini bile duyduğumda darmadağın olduğum bu filme birkaç sene önce LÖSEV’in gerçekleştirdiği bir projede alternatif mutlu bir son çektiler. Fakat buna rağmen o öyküye bile dayanamadım, hatta filmin oluşturduğu o karşı konulamaz hüzün etkisi bir kere daha içimde yeşerdi.

93 Yazı (Summer 93)

Hisleriyle karman çorman olan, bunu dışa yansıtma konusunda çaresiz bir kız çocuğunun öyküsü 93 Yazı. Anne ve babasının kayıpları sonrasında dayısının ailesiyle yaşamaya başlayan Frida, içine girdiği bu yeni düzeni anlamlandırma konusunda ne yapacağını pek bilemiyor. Film sakin bir anlatımın yanı sıra çığlık atmaya çalışsa da içinde sıkışıp kalan küçük bir kızın bakışıyla hayli özel bir değere kavuşuyor. Öyle ki finalle birlikte gelen rahatlama hissi de aktarılmaya çalışılan ölüm çaresizliğini gayet etkili bir üslupla sonlandırdığı için benim açımdan yeniden izlenmesi hayli zorlaşan yapımların başında geliyor.