09.02.2022

“Bir Daha İzlemem” Dediğimiz Filmler

Seçil TOPRAK

Bir filmi “bir daha izlemem” demenin birçok sebebi var. Benim için en önde gelen sebeplerden bazıları filmi ilk izleyişimdeki zevki bir daha alamayacak olmak veya filmin tam bir hayal kırıklığı yaratmış olması. Bunun filmin iyi veya kötü olmasıyla bir ilgisi yok benim nazarımda, burada önemli olan izlerken bende bıraktığı his. Bazen bir filmi o kadar severim ki o filmi bir daha izlersem aynı duyguları yeniden hissedemeyeceğimi düşünmek beni o filmden uzaklaştırır. Bazen de çok sevdiğim bir yönetmenin benim için hayal kırıklığı olan bir filmine rastlarım ve bir daha o filmi izlemek istemem, yönetmen aklımda o filmiyle kalsın istemem çünkü. Tüm bu düşüncelerle geriye dönüp baktığımda “bir daha izlemem” dediğim filmlerden birkaçını sıralamam gerekirse…

With Honors

Alek Keshishian’ın yönettiği ve Brendan Fraser, Joe Pesci ve Moira Kelly’nin oynadığı 1994 Amerika yapımı, komedi-drama olarak tanımlanan With Honors’u sinema sevgimin şekillenmeye başladığı yıllarda televizyonda izlemiştim. Çoğu kişinin belki de hatırlamadığı bir film olan With Honors, ele aldığı hikâyeyi o kadar samimi bir şekilde anlatıyordu ki izlerken hem gülmüş hem ağlamıştım. “Bugün olsa aynı hisleri duyar mıyım acaba?” korkusuyla bu filmi bir kez daha izlemedim, izlemeyi de istemem.

Charlie and the Chocolate Factory (2005 yapımı olan)

Tim Burton, oldum olası sevdiğim yönetmenlerden biridir. Çoğu filmini büyük bir zevkle izlemiş ve kurduğu hayal âlemine hayranlıkla bakmışımdır. Hatta kafasındakileri perdeye aktarabilme şansına erişen ender insanlardan biri olduğunu düşündüğümden gıptayla da seyretmişimdir filmlerini. Ancak sıra Charlie and the Chocolate Factory filmine gelince yaşadığım hayal kırıklığını unutamıyorum. Tamam çok renkli bir dünya kurmuş ve müthiş bir atmosfer yaratmıştı filminde ama bu renkli dünya Burton’ın dünyası olamazdı. Bana göre bu filmle birlikte büyük bir düşüşe geçti yönetmen, o yüzden bu filmi bir kez daha izlemek istemiyorum.

David Lynch filmleri

Evet, biraz oyunbozanlık yaparak bir film daha yazmak yerine filmografi yazmak istedim. Lynch, dünya sinemasına en büyük armağanlardan biri, müthiş bir zeka ve yetenek örneği. Filmleri öylesine zorluyor ki beni izlerken kendimi “aptal” gibi hissediyorum. Kendisini “filmlerini en anlamadığım ama sevdiğim yönetmen” olarak tanımlayabilirim hatta. Filmlerini seviyorum, izliyorum, anlamıyorum yine de tekibe devam ediyorum ama bir kez izlemek yeter!