19.10.2020

Bir Düş Gördüm Dünya Festivallerini Gezmeye Devam Ediyor

“Bir Düş Gördüm” filmi festival turunda

Murat Çeri’nin ilk sinema filmi ‘Bir Düş Gördüm / In My Dream’ dünyanın prestijli festivallerinde yarışmaya devam ediyor. Film 22 Ekim’de Brezilya’da başlayacak olan Sao Paulo Uluslararası Film Festivali’nden sonra sırasıyla

Amerika, İran ve Bangladeş’te düzenlenen festivallerin yarışmalı bölümlerinde yer alacak.

‘Bir Düş Gördüm / In My Dream’ dünyanın ve Güney Amerika’nın en prestijli film festivalleri arasında yer alan Sao Paulo Uluslararası Film Festivalinde yarışmaya hak kazanan iki Türk filminden biri. Festivalde yarışacak bir diğer Türk filmi ise Uluç Bayraktar’ın “9,75” isimli filmi.

TRT’nin ortak yapımcılığını üstlendiği film sırasıyla; 22 ekim – 04 Kasım Brazilya’da düzenlenen Sao Paulo Uluslararası Film Festivali’nde; 1-14 Kasım’da  Los Angeles Asya Filmleri Festivali ve 5-7 Kasım tarihleri arasında İran’da yapılacak olan Gilan Uluslararası Film Festivali’nde yer alacak.

Film ayrıca 16-24 Ocak 2021’de Bangledeş’in başkenti Dakka’da yapılacak olan Asya’nın önemli festivallerinden Dakka Uluslararası Film Festivali’nin Çocuk Filmleri kategorisinde yarışarak ülkemizi temsil edecek.

“Bir Düş Gördüm” filmi daha önce Ağustos 2020 de Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de düzenlenen İskandinavya Uluslararası Film Festivali’nde görücüye çıkmış ve ‘en iyi görüntü yönetmeni’  ile ‘en iyi kostüm tasarımı’ ödüllerinin de sahibi olmuştu.

Harun Reha Pakoğlu, Nevzat Yılmaz, Recep Çavdar, İsmail Hakkı, Ferda Işıl, Fatih Dokgöz, Emin Yalçın, Mustafa Halezaroğlu, İsmail Kavrakoğlu gibi oyuncuların rol aldığı filmin konusu ise şöyle :

Film, bir trafik kazasında babasını kaybeden ve annesi hastanede komada olan 8 yaşındaki Tarık’ın hafızasını kaybetmesini ve köyde yaşayan dedesi ile ninesinin yanına gönderilmesini konu alıyor. Şehirde doğup büyüyen Tarık bir yandan köy hayatına uyum sağlamaya çalışırken bir yandan da annesi ve babası ile ilgili gördüğü rüyalarla olanları anlamlandırmaya çalışır. Bir gün köydeki evlerinin arkasında bir eşek ölür. Eşeğin yeni doğmuş bir sıpası vardır. Tarık bu sıpayla kendi durumu arasında bir bağ kurar ve bu sıpayı yaşatmayı görev edinir.