14.07.2018

Böcek: Mizaha Açılan Parantez

Konuk yazar: Enes HADZIBEGOVIC

Sinema hayatlarına Fasulye adlı komedi filmiyle başlayan Bora Tekay ve Haluk Özenç ikilisi yıllar sonra Böcek ile tekrar bir araya geldiler. Alışılagelmiş komedi kalıplarının dışında olan senaryosu ile Fasulye ilginç çıkış noktası ve yer yer absürd mizahın hissedildiği güldürü anlayışıyla neresinden bakılsa farklı ve “yeni” bir filmdi Türk sineması için. Fakat beklenen ilgiyi görmemişti. Böcek için şimdiden “işler daha olumlu bir hal alacak” diyebilirim.

Senarist Haluk Özenç’in de yönetmen Bora Tekay kadar aktif bir rol aldığı Böcek bir “film içinde film” öyküsü anlatıyor. Kafanızı karıştırmak gibi olmasın ama “film içinde film içinde film” bile denilebilir. !f kapsamında izleme fırsatı bulduğum Böcek gözlemlediğim kadarıyla izleyicilerden gayet olumlu tepkiler aldı. Bu olumluluğu ele veren ise film boyunca dinmeyen kahkahalardı.

Bora Tekay ve Haluk Özenç’in kendilerini oynadığı Böcek Uğur adlı karakterin sevgilisi Leyla’nın ağabeyinin gözüne girebilmek için arkadaşıyla beraber bir süper kahraman filmi çekmeye çalışmasını konu alır. Bora ve Haluk ikilisiyle tanışan Uğur filmi çekmek için gerekli ekibi oluşturunca geriye bütçe meselesi kalır. Bütçeyi sağlayan kişi ise Leyla’nın o çok korkulan ağabeyidir. Bu andan sonra işler hayli karmaşık bir hal alır. Böcek’in bu kadar güldürebilen bir film olmasının başlıca nedeni ortadaki bu karışıklıktan senaryo bazında çok iyi istifade edilmesi ve dengelerin sağlanması. Uğur böceği kostümü içinde gezinen Uğur’un yaptığı kahramanlıklar onu mahallenin sevgilisi konumuna getirir. Çekilen filmde süper kahramanı canlandıran Uğur’un gerçek hayatta daha saf bir karakter olması filmdeki çatışmanın “kahramanın yolculuğu” teması üzerine kurulduğunu gösteriyor. Tabi ki Böcek bütün bunlarla dalga geçer gibi yaparak “yolculuk” kısmını eğlenceli bir hale getiriyor.

Bora Tekay&Haluk Özenç ikilisi sinema klişeleriyle ve sektörün durumuyla kendilerinden de bolca referanslar vererek alay ediyorlar bir çok sahnede. Kendilerini oynadıkları için de rahatlar anlayacağınız. Aslında isimler aynı olsa da tam olarak kendileri değiller. Amaçları öz eleştiri yapmaktan çok kişiliklerine abartılı detaylar katarak eğlenmek gibi duruyor. Burada Haluk Özenç’e ayrı bir parantez açmak lazım. Kendisi oyunculukta da senaristlikte olduğu kadar başarılı. Birçok sahnede diğer oyunculardan rol çalıyor.( Tabii ki bütün oyuncular oldukça başarılı ve doğal birer performans sergilemişler)

Filmde kafama takılan tek şey Uğur karakteriyle ilgili. Sanki Uğur bir tezat oluşturmak amacıyla gerçek hayatta bir anti kahraman imajıyla gösterilmek istenmiş de filmin ortalarına doğru bundan vazgeçilmiş. Ya da senarist Haluk Özenç Uğur karakterini kafasında “sevdiği kız uğruna her şeyi yapabilecek mahalle delikanlısı” olarak tasarladığı için filmin gidişatı içinde daha pasif ve direktifleri fazla sorgulamadan yerine getiren biri olarak bırakmış.

Biçim olarak tercih edilen hareketli kamera ve oyuncuların rahatlıkları filmin doğal olmasına katkıda bulunmuş. Eğer ortada orijinal bir fikir varsa küçük bir bütçeyle ve kendini bu işe adayan insanların emeğiyle başarılı sonuçlar almanın muhtemel olduğunun kanıtlarından biri Böcek filmi. Günün birinde film çekmek aşkıyla yanıp tutuşan gençlerin de ayrı bir bakış açısıyla göz atmaları lazım.

Ülke içinde deneysel diyebileceğimiz bir hamle Böcek. Bora Tekay ve Haluk Özenç’in bu cesur hamlesi umarım bu tarz filmlerin önünü açar. Filmi görme şansınız olduğu vakit mutlaka bir şans verin. Sadece filme değil, kendinize de bir şans verin. Gülmeye ihtiyacınız olduğunu siz de biliyorsunuz çünkü….

*Bu yazı daha önce Karşı Kültür sitesinde yayınlanmıştır.