07.05.2016

Brooklyn Nine-Nine: Bu Polisler Bir Harika Dostum

Bu yıl Altın Küre ödüllerinde en iyi komedi ve en iyi komedi dizisi erkek oyuncu dallarında karşımıza bir dizi çıktı: Brooklyn Nine-Nine.  Hatta sadece Altın Küre’yle de sınırlı kalmadı, Emmy ödüllerinde yardımcı erkek oyuncu kategorisinde Andre Braugher’i aday yapabildi. Peki bu dizinin ilk sezondan böyle bir atılım göstermesinin sebebi neydi? Neticede yılların yenilmezi Modern Family’nin önüne geçmişti Altın Kürelerde.

Ödül konusu birçok tartışmayı da beraberinde getirir biliyorsunuz, o yüzden o kanallara uğramadan biz Brooklyn Nine-Nine’ın marifetlerine bakalım. Fox’un ikinci sezon onayını da verdiği komedi, Brooklyn’de bir polis teşkilatını odağına alıyor. Komik, hazırcevap, çoğu zaman sinir bozucu Jack Peralta (Andy Samberg); kaçık, şiddet meyillisi, kendi hakkında ser verip sır vermeyen Rosa (Stephanie Beatriz); hırslı, kıskanç, güzel Amy (Melissa Fumero); şaşkın, sarsak, gurme Charles (Joe Lo Truglio); ikiz bebek babası, vücut ölçüleriyle naifliği ters orantılı Terry (Terry Crews) ve benim bu dizide resmen mest olarak seyrettiğim diğer iki tipleme: Gina ve Kaptan Holt. Gina (Chelsea Paretti) dizi kadınları içinde en komiği bana kalırsa. Tuhaf, lafını esirgemeyen delişmen bir kadın. Ekibin arasında polis olmayan tek kişi Gina. Holt (Andre Braugher)  ise birliğin başına yeni atanmış, kurallara sıkı sıkıya bağlı, disiplinli yani tam olarak Jack’in ters tarafı biri. Sözünü etmeden geçmememiz gereken Scully & Hitchcock ikilisi de var ki onları diziyi izlemeye başlayınca ya da izliyorsanız tanıyacaksınız zaten. 

Dizi 20 dakikalık süresiyle izleyiciyi sıkmayan bir süre avantajına sahip genelde komedi dizilerinde olduğu gibi. Ancak diyalog üzerinden yakalanan komik anlar belki konuşmaları takibi biraz zorlaştırıyor diyebiliriz. Tabiî altyazıyla izliyorsanız. Ancak dizi benim için muhteşem bir özelliğe sahip o da geri planda gülme efektinin olmaması. Yani dizi sırtını sizi burada güleceksin diktasına dayamıyor.

Dizinin en büyük avantajı Andy Samberg ve Andre Braugher’in uyumu. Birbirleriyle göründükleri her sahnede gülme garantisi veriyorlar diyebilirim. Jack’in delişmen yapısı ve muzır hallerine karşılık Holt’un oturaklı hatta soğuk halleri birbirlerini çileden çıkarmalarına yetiyor. Tabii bu ikiliye Gina’nın adeta kendi çapındaki karakter sergileme becerisi de eklenince Brooklyn Nine-Nine kendi kıvamını tutturuyor.

Biliyorsunuz pilot bölümler dizilerin gidişatı hakkında bazen yanıltıcı olabiliyor. Bir sonraki bölüme geçmek için sabırsızlandırıp sonrasında seyirciye vaat ettiğini veremeyen diziler olabiliyor. Ancak Brooklyn Nine-Nine gittikçe açılan bir yapıya sahip. Özellikle tiplemelerin özelliklerini o kadar ince ince yerleştiriyor ki izleyicinin beynine, gittikçe diziyi sanki birlikte izliyormuş veya siz de dizinin içindeymiş gibi hissedebiliyorsunuz. Üstelik dizinin kahramanları polis olunca bu daha imkansız görünebiliyor değil mi size de? Hani gülme unsurlarını, yani dizinin komedi olduğunu bir yana bırakıp “keşke hepsi böyle olsa” derken bulabiliyorsunuz kendinizi.

İlk sezonu yirmi iki bölüm olan Brooklyn Nine-Nine dediğimiz gibi ikinci sezon onayını aldı. Sabırsızlıkla bekliyoruz.

.