14.05.2017

Cate Blanchett: Hollywood Ormanının Asil Hanımı

Hollywood’un en asil kadınlarından Cate Blanchett’in bugün doğum günü. Avustralyalı aktris yirmi yıllık kariyere üç altın küre, iki oscar ve ondan fazla adaylık sığdırdı. Biz de filmlerinden en iyi 5 performansını seçerek doğum gününü kutlayalım. İyi ki doğmuş…

Elizabeth (1998)

1550’li yıllarda Büyük Britanya’nın içinde bulunduğu kaos ve Kraliçe Mary’nin ölümü sonrası ortaya çıkan yeni kraliçe Elizabeth’i konu alan film, her ne kadar gerçekleri yansıtmadığı yönünde eleştiriler alsa da Blanchett’e I. Elizabeth performansıyla en iyi kadın oyuncu Oscar adaylığı ve altın küre ödülü getirdi.

Yönetmen Kapur ve Blanchett’in dokuz yıl sonra yeniden bir araya gelerek çektikleri ve Kraliçe Elizabeth’in olgunluk dönemini anlatan film Elizabeth: The Golden Age ise kostümler ve görsellik dışında beklenenin çok altında kalsa da aktrise üstün performansıyla bir Oscar adaylığı daha kazandırdı.

The Aviator (2003)

Martin Scorsese’nin, savaş uçaklarını konu alan bir film yapmayı kafasına koyan Howard Hughes’in hikâyesini anlattığı The Aviator, Scorsese sinemasının en özel parçalarından. Gerçek bir yaşam öyküsünden esinlenilmiş filmde bahsi geçen 1930 yapımı Hell’s Angels de Scorsese’nin favori filmlerindendir. Filmde ABD’li ünlü sinema ve tiyatro sanatçısı Katharine Hepburn’ü canlandıran Blanchett, Hepburn’un inatçı ve bağımsız ruhunu mükemmel yansıtıyor.

Blue Jasmine (2013)

Woody Allen filmi olan Blue Jasmine, tür olarak benzer gözükse de aslında diğer Woody filmlerinden oldukça farklı. New York’lu gösterişli bir hayata sahip Jasmine’nin kocasının iflası sonrası kaçıp taşrada yaşayan kız kardeşinin yanında yaşamasını ve devamında girdiği buhranı konu alıyor. Filmi belki de tek başına sırtlayıp taşıyan ve en özel performansını sergileyen Blanchett de Jasmine rolüyle ikinci Oscar’ına kavuştu. Hatta Woody Allen röportajlarında, filmin senaryosunu yazarken hayalindeki ismin Cate Blanchett olduğunu ve rolü ona verdikten sonra inanılmaz rahatladığını da belirtir.

The Curious Case of Benjamin Button (2008)

Fight Club, Seven gibi filmlerin yönetmeni David Fincher’in filmi olan yapım, F. Scott Fitzgerald’ın 1922’de çıkarttığı kısa bir öyküden uyarlanma. Birinci Dünya Savaşı sonlarında, New Orleans halkı savaşın sonuçlanmasını kutlarken, yaşlı insan görünümlü bir çocuk dünyaya gelir. Biyolojik değişimi normal bir insanın tersine olan Benjamin, yaşlanmak yerine git gide gençleşmektedir. Filmde Benjamin’in çocukluk ve hayat arkadaşı Daisy’i canlandıran Blanchett, güzelliği ve Brad Pitt’le olan uyumuyla mükemmel bir oyunculuk sergilemiştir.

I’m Not There (2007)

Bob Dylan’ın hayatını konu alan bu biyografik filmde altı farklı oyuncu Dylan rolüne girmiştir. Bunlardan en çarpıcısı da şüphesiz bir kadın olmasına rağmen içlerinde Dylan’ı en iyi yansıtan Cate Blanchett’tir. Bu performansıyla sayısız ödülün yanı sıra Oscar adaylığı da alan aktrisin aldığı roller içinde en özgünlerinden biri I’m not There’deki halidir.

BONUS

The Lord of The Rings

Fantastik sinemanın tartışmasız bir numarası olan Yüzüklerin Efendisi üçlemesinde Kraliyet soyundan gelen elf Galadriel’i canlandıran oyuncu, filmlerde çok büyük bir role sahip olmasa da serinin hayranlarının gönlünde özel bir yer edinmiştir.