12.10.2017

Cingöz Recai: Efsane Geri Dönemedi

Peyami  Safa’nın Cingöz Recai adlı polisiye eserinin sinema uyarlamasının başında, yine polisiye tatların güçlü ismi Onur Ünlü var. Kendisini Güneşin Oğlu, Polis, Beş Şehir ve  İtirazım Var filmleri ile yakınen tanıdığımız yönetmen, mizah dolu  ve çarpıcı karakteri camii hocası “Salman Bulut” ile İtirazım Var filminde bizleri şaşırtmış, yer yer karakteri enteresan özellikleri ile de polisiye filmlerine farklı bir bakış açısı kazandırmıştı.

Onurlu hırsınız mizahla barışık macerası

Peyami Safa’nın Cingöz Recai serisi kuşkusuz edebiyatımızda da uzun yıllar etkisini göstermiş bir yandan da her dönem edebiyat okurunun kendi dönemi içerisinde ilgisini çekmiştir. Kitabın sinemaya ilk uyarlanması 1969 yılında Safa Önal tarafından yapılmış başrolde ise Ayhan Işık yer almıştır. Bir nevi yerli Sherlock Holmes diyebileceğimiz Cingöz Recai; onurlu bir hırsızın sınır tanımayan maceralarını, kılıktan kılığa bürünen yerli bir kahramanı anlatmaktadır.

Bu hafta  gösterime giren filmin başrollerinde Kenan İmirzalıoğlu ve Meryem Uzerli yer almakta. Filmin içerisinde yine yönetmenin sık sık çalıştığı oyuncu kadrosundan isimlerde bulunuyor. Onur Ünlü’nün bol mizah anlayışlı polisiye tarzı hiç şaşmadan karşınıza geliyor.

Recai, on beş yıl sonra yeni bir soygun için ekibi ile birlikte Rusya’da ortaya çıkar. Türkiye’ye dönüp  bu soygunu kendi ekibi ile yapmaya niyetli olmadığı için karanlık bir çeteye dahil olur. Teknoloji dehası bir adamın evinde bulunan gizli evrakları çalmak için kılıktan kılığa girer ve oyundan oyuna geçer. Ancak, Recai’nin hedefi soygun değildir. Sadece kendisinin bildiği başka bir hedefi vardır. Yıllardır aradığı, kin güttüğü Hayalet’e çok yaklaşmıştır. Recai’nin peşinde ise onu on beş yıldır arayan ve kendisinden haber alamayan komiser Mehmet Rıza vardır.

Başarısız uyarlamanın sığ sularda yüzen oyunculukları

Fakat uyarlama ile ilgi sorun tam da burada başlamakta. Karakterin kitaptaki özellikleri düşünülürse Cingöz daha gizemli ve sık sık kılık değiştiren bir çok mesleği sergileyen ve bu geçişleri okuyucuya hayranlıkla hissettiren bir tiplemedir. Filmde Kenan İmirzalıoğlu’nun canlandırdığı Recai ise daha çok iyi bir jön olan, bir çok marifeti bir arada gösteremeyen ve bir açıdan sığ kalan bir tipleme. Senaryosunu Pınar ve Kerem Dere’nin yazdığını hatırlayacak olursak oyuncunun karşımızda “Ezel” karakterini canlandırdığını söylersem yersiz olmayacaktır.

Yine Recai’nin enteresan ve hayret dolu yanlarını filmde görmek mümkün değil. Bunun yerine ara ara karakterin neler yapabileceği hissettirilmiş ancak ne yazık ki gösterilmemiştir. Bizler filmi izlerken kafamızda kurduğumuz Recai’nin o akıl almaz hünerlerini bekliyor olsak da bununla karşılaşmak pek mümkün olmadı. Yine de deneme açısından Kenan İmirzalıoğlu’nu farklı bir karakterde görmüş olmak seyir zevki yaratıyor.

Yer yer donuklaşan film, mizah tadını hiç bırakmıyor bir yandan da akıcılığını yitirmiyor. Usta oyuncuların bol miktarda yer aldığı filmde yine de oyunculukların üst seviyeye ulaştığı sahneleri görmek pek mümkün değil.

Bir polisiyeyi  hissettirmenin belli sinema taktikleri olduğu düşülürse Onur Ünlü sanırım her geçen gün buna daha fazla hâkim oluyor ve gün geçtikçe kameraya daha elle tutulur planlar aldığını bu filmde bir kez daha görüyoruz.

Diğer bir açıdan büyük bir bütçe ve yapımcılıkla ortaya çıkan film kendinden beklentisini  yüksek tutsa da muhteşem şehir manzaraları dışında pek de bir şeyin görünmediğini  söylemek yerinde olacaktır. Aksiyon görünümlü bu macera filmi sanırım mizah tadının dışında başka bir şey hissettirmediği gerçeğini taşıyor.  Büyük bir denize açılıp yine bize o denizin büyüklüğünü gösterip sadece suyun küçük bir bölümünün anlatıldığı film, beklenti yaratmada başarılı ama karşılamada epey sığ durumda.

Görsel uyum yüksek

Filmin başından sonuna hakkaniyetli ilerleyişinde zaman-mekan-atmosfer denklemi korunmuş ve titizlikle dikkat edilmiş. İzleyen açısından bu denklemin güçlülüğü beğeni arzusu yaratıyor diğer bir deyişle seyircinin kalbini çalıyor diyebilirim. İzleyecek olanlara şimdiden iyi seyirler diliyorum gülüp eğelenecek yine de başka türlü düşündürecek, renk katacak bir film olduğuna inanıyorum.