16.01.2017

Çizgi Ötesi: 5 Centimeters per Second

Hayatın Akışına Dair

5 Centimeters per Second (2007), orijinal adıyla Byousoku 5 Centimeter ya da Saniyede Beş Santimetre. Japonya’da gişe şampiyonu olan Hayao Miyazaki filmi Spirited Away’den (Ruhların Kaçışı, 2001) sonra en çok izlenen anime, Kimi no Na wa.’nın (Your Name., 2016) yönetmeni Makoto Shinkai’nin 2007 yılı yapımı filmi 5 Centimeters per Second, bir saatlik süresine üç kısa film diyebileceğimiz bölümleri sığdıran ve izleyenleri kendine hayran bırakabilecek detaylara sahip bir anime.

Üç kısa film olarak görülebilecek bölümleri; Kiraz Çiçekleri, Kozmonot, Saniyede Beş Santimetre isimlerini taşıyor. 1990’larda başlattığı hikâyesini üç kısma ayıran ve bunları hem birbirinden bağımsız kısa filmler olarak izleyebileceğiniz bir orijinallikte hem de birbirine bağlanan hikâyeler olarak sunan Makoto Shinkai temel öyküye Takaki Tōno, Akari Shinohara adında iki çocuğu yerleştiriyor. Tabii bu çocukların büyümesine, birbirlerine âşık olmalarına (ya da bu aşkı keşfetmelerine diyebiliriz) birbirlerinden ayrı düşmelerine ama hep birbirlerini aramalarına tanık olacağımız bir saatlik öyküde “hayat” dediğimiz sürecin ince ayrıntıları hem canı acıtan hem de her şeyiyle tanıdık gelen bir samimiyete sahip.

İç İçe Hikâyeler

Kiraz Çiçekleri, filmde en uzun süreyi tutan ve ana hikâyenin şekillendiği bölüm. Ailelerinin işi yüzünden taşınmak zorunda olan iki çocuğun Takaki Tōno, Akari Shinohara’nın iç burkan arkadaşlık ve ayrılık öyküsünün anlatıldığı bu bölüm, esas “aşk”ın da kendini gösterdiği kısım. Dolayısıyla belki de bir ömür sürecek bekleyişin ve arayışın temelleri burada atılıyor. Aynı zamanda yalnızlığın da…

Kozmonot adını taşıyan ikinci hikâye ise Attila İlhan’ın Üçüncü Şahsın Şiiri tadında. Hikâyeye bu bölümde katılan Kanae Sumida’nın ağzından -eğer İlhan’ı tanısa- şu dizelerin dökülmesini her an bekler gibiyiz:

“gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım (…)”

Hep bir yalnızlık hali yaşayan Takaki’ye hayran olan Kanae için hem kendini keşfetme hem de ilk kırgınlıklarını, aşk acısını, kalp sızısını yaşamanın hikâyesi aslında Kozmonot. Takaki artık lise son sınıftadır ve geleceğe dair planlar yapmaktadır. İlk bölümdeki bir nevi ayrılık sebebi olan “daha önümüzde yaşayacağımız koca bir ömür var.” İfadesinin ikinci durağından Takaki ve yeni tanıştığımız Kanae’yi gelecekte görmek için ayrılırız.

Üçüncü durak günümüzdür ve Takaki için çalışma hayatı başlamıştır. Ömrünün gelip dayandığı nokta yine yalnızlık ve yine arayıştır. Tokyo’nun kalabalığında yalnız bir ruh olan Takaki için hayat hâlâ Akari’den ayrılmak zorunda kaldığı tren istasyonundadır. Birbirlerini bağlayan tek nokta mektuplar olmasına rağmen artık hayatlarında mektuplara da yer yoktur. İzleyici için öyküden geriye kalan, “Buluşabilecekler midir?” sorusudur.

Romantik bir detay ustası

Filmlerinin aynı zamanda senaryolarını da yazan yönetmen Makoto Shinkai’yi iflah olmaz bir romantik olarak niteleyebiliriz belki de. Hayalciliği, tesadüflere bağlılığı, kaçırılan fırsatların yarattığı hayal kırıklıkları ile romantizmin ipuçlarını gözle görülür bir şekilde hikâyelerine yediren yönetmenin esas başarısı anlattığı hikâyeler için kurduğu atmosferin gerçekçiliği. Tam bir detay ustası olarak tanımlayabileceğimiz yönetmen, özellikle doğa tasvirlerini en ince detayına kadar verebiliyor. Bunun dışında ister şehir, ister kasaba veya köy hayatı olsun günlük hayata dair ayrıntıları unutmuyor. Yarattığı karakterlerin kullandığı kalemlerin üzerinde yazan yazılara, not defterlerinin köşelerine, içtikleri içkilerin kutularındaki kelimelere kadar her şeyin tastamam düşünüldüğünü görebilirsiniz.

Kurduğu atmosferin yanında yazdığı hikâye biraz sönük kalsa da Shinkai’nin animelerinde özdeşleşebileceğiniz pek çok ayrıntı mevcut. Bu da filmlerinin inandırıcılığını artıran bir özellik. 5 Centimeters per Second, hepimizin büyüme öyküsünde az da olsa yerini bulabilecek bir öyküye de sahip. Dolayısıyla filmi sevmeniz ve kendinizden de bir şeyler bulmanız olası… Kaçan giden fırsatlar, devam eden arayışlar içinde 5 Centimeters per Second belki de size çok şeyler söyleyecek.