01.06.2016

Çizgi Ötesi: The Garden of Words

                                                    “Ben küçükken, gökyüzü daha yakındı. Çok, çok daha yakın.                                                                       Gökyüzünün kokusunu getiren yağmuru bunun için seviyorum.”

 Makoto Shinkai’nin 46 dakikalık bir mini animesi Kelimelerin Bahçesi. İsmini de sonuna kadar hak eden bir anime.

“5 Centimeters Per Second”, “The Place Promised in Our Early Days” ve “Journey to Agartha” gibi animelerle adından söz ettiren Shinkai, “Kelimelerin Bahçesi”nde romantik, hüzünlü, duygusal ve çarpıcı bir hikâye anlatıyor. Bu hikâyeyi, öyle başarılı anlatıyor ki dolu dolu bir 46 dakika sunuyor izleyiciye.

Animenin ana karakteri Takao, ayakkabı tasarımcısı olmak isteyen bir liseli genç. Ama yağmurlu günlerde Shinjuku Gyoen Ulusal Bahçesi’nde ayakkabı çizimleri yapıyor. Böyle yağmurlu bir günde ise Yukino isimli bir yetişkin kadınla tanışıyor. İkili, yağmurlu günlerde bu bahçede buluşmayı alışkanlık hâline getiriyor ve buradan bir ilişki doğuyor.

Sözcüklerin farklı etkileri vardır. En derin yaraları iyileştirebileceği gibi en onarılmaz yaraları da açabilir. Takao ve Yukino’nun ilişkisi de sözcüklerin etkileyiciliğini gözler önüne seriyor. Şiirler de bu sözcüklerden doğuyor, en kırıcı sözler de…

Böyle bir hikâyeye, yağmur atmosferi, mükemmel bir görsellik, harika renkler ve hikâyeyle uyumlu eşsiz müzikler eşlik edince ortaya Kelimelerin Bahçesi gibi romantik ve etkileyici bir anime çıkıyor.

Shinkai, çoğu eleştirmen tarafından yeni Miyazaki olarak tarif ediliyor. Animelerinde işlediği temalar ve karakterlerinin büründüğü insacıl hava düşünülünce bu yorumun haksız olduğunu söylemek pek de doğru olmaz. Shinkai’nin de en sevdiği animelerden biri de, Miyazaki’nin “Gökteki Kale” (Tenkû no shiro Rapyuta) animesiymiş.

Kelimelerin Bahçesi, müzikleriyle, atmosferiyle, görselliği ve hikâyesiyle, kısacık ama vurucu bir film. Filmin güzel parçalarından biri, tadımlık…

Rain