30.05.2017

Gözüpek Bir Ajan: Claire Danes

Kim bilebilirdi ki 1997 yılında ShoWest tarafından geleceğin yıldızı olarak ödüllendirildiğinde yapılan tahminin doğru olacağını. Hollywood tarafını bilirsiniz birileri parlar, bu parlayan yıldız peşi sıra projelerde boy gösterir ama bir süre sonra yerine yenisi gelir eskisinin esamesi okunmaz…

Claire Danes de aslında benzeri bir iniş çıkışı yaşadı zira kendisini cümle aleme takdim eden modern Shakespeare uyarlaması Romeo + Juliet filmindeki Juliet rolünün ardından hemen herkesin hakkında konuştuğu bir insan iken devam eden yıllarda tercih ettiği projeler ve biraz da skandallar sebebiyle bilinirliği giderek azalmaya başladı. Ama bir yandan da Hollywood’un ekseninde kalmayı hep başardı. Okyanusun diğer yakasında haklı şöhreti getiren “My So-Called Life” dizisinin ardından yer aldığı sayısı çok fazla olmayan filmlerde televizyonda gösterdiği başarıyı gösteremedi.

İlk Altın Küre adaylığını elde ettiği dizinin ardından dünya çapında şöhreti getiren Romeo + Juliet ile döneminin aranan starletlerinden biri haline geldi. Oliver Stone, Billie August gibi yönetmenlerle çalıştı ve sonunda yeni nesil Terminatör’de filmin ana dişi karakterine hayat verdi ama buradaki performanslarıyla eleştirmenlerin gözüne girmeyi bir türlü başarmadı. Günler günleri kovaladı ve televizyonun altın çağını yaşamaya başlamasıyla beraber pek çok oyuncu gibi onun da bir türlü gitmeyen ve tıkanıklığının sebebi bilinmeyen kariyeri adeta roket ivmesi kazandı. Ve şu an milyonları ekrana kilitleyen “Homeland” ile kendisine şöhreti getiren televizyon adeta iade-i itibar yaparak başta Emmy ve Altın Küre olmak üzere pek çok farklı ödül organizasyonunda adaylık etti. Kimi zaman kazandı kimi zaman sadece adaylıkla kaldı lakin gündemi meşgul eden yıldızlardan biri olmayı da başardı.

Bir iş olmuyorsa bildiğimizden şaşmamak gerekir ya Claire Danes’in de kariyeri için aynı şeyi söylemek mümkün. Aslında televizyon ile kimyasının tuttuğunun daha evvelden de kanıtı vardı zira ve “Homeland” öncesi ısınma turu da sayılabilecek “Temple Grandin” ile gerçekten üstün bir performans sergilemiş pek çok majör ödüle hem aday gösterilmiş hem de kazanmıştı. “Sahne Güzeli” isimli filmin çekimleri esnasında evli ve karısı hamile olan Billy Crudup ile yakınlaşıp yuva yıkan kadın olsa da hepimiz biliyoruz ki yıldızlar bir şekilde geçmişlerini temize çekmeyi (!) başarabiliyor. Başka bir deyişle show must go on?