29.05.2015

Dallas Buyers Club: AIDS Rodeosu

Dallas-Buyers-Club

Bu yılki Oscar adayı filmlerden Dallas Buyers Club, HIV virüsü salgını ve AIDS ölümleri başladığı yıllarda, Amerika’nın Teksas eyaletinde geçiyor.

Ron Woodroof (Matthew McConaughey) Teksaslı bir elektrikçi ve rodeo kovboyudur. Ron, ‘gelsin seks ve gitsin uyuşturucu’ diyerek gayet özgür bir yaşam sürmekte iken, HIV virüsü taşıdığını öğrenir. İlk tepkisini ‘Ben ibne değilim, AIDS olamam’ kazmalığında ve hastanede haberi veren doktoru tartaklayarak gösteren karakteri oynayan Matthew McConaughey; ‘sağ eğilimli, sabit fikirli tipik Teksas kovboyu’ rolünü filmin başında oturtuyor.

Yaşamda 30 günü kaldığını, hastanelerde yapılan ilâç tedavilerine de her hastanın kabul edilmediğini çabuk kavrayan Ron, yarı ölü halde Meksika’ya geçerek, alternatif tedavi yöntemlerini deneyen bir doktor buluyor…

Bu nokta filmin kırılma noktası.

Çünkü, Ron karakterinin aslında, ilk sahnelerden yansıtılandan farklı hasletleri olduğunu keşfetmeye başlıyoruz.

Ron, akıllı bir adam. Okuyup, öğrenmeye açık.

Ayrıca savaşçı. Belki de Rodeo kovboyu olmasının da verdiği inatla, hem kendi için hem diğer hastalar için; mevcut, yetersiz ve depresif sağlık sisteminden başka bir yol bulmaya kararlı.

İşte, Dallas Buyers Club burada devreye giriyor. Meksika’da bir doktor ile birlikte çalışarak, virüsün vücutta meydana getirdiği tahribatı önlemeye yönelik bir dizi tedaviyi, sadece hastanelerde seçili deneklere değil, hasta olan herkese ulaştırma amaçlı kurdukları bir ‘ilâç abonelik sistemi’ olarak ortaya çıkıyor.

Bunları yaparken de, Amerikan Gıda ve İlâç makamına (FDA) kök söktürüyor.

DBC_elitedaily

Film, hastalığı kapanların ruh hallerinden çok, hastalık hakkındaki bilgisizlik, ön yargı, toplumdan dışlanma ve sağlık sisteminin yetersizliği ekseninde bir yol çiziyor kendisine…

Homofobi gibi önemli bir konuya da dikkat çeken filmde, Matthew McConaughey’in rol arkadaşı, Jared Leto.

Filmde, seks değiştirme ameliyatı olmak için uğraşan oldukça zengin bir ailenin, transseksüelliği nedeniyle dışlanmış oğlu Rayon’u canlandıran Leto, müthiş performansı ile göz dolduruyor.

Sinema kariyerine verdiği 6 yıllık ara sırasında aldığı kilolorından da kurtularak, Dallas Buyers Club ile sinemaya dönen Leto, rolü için tüm vücuduna ağda yaptırmış ve arkadan ful çıplak olarak göründüğü sahnede dublör kullanmamış.

Kilo demişken, Matthew McConaughey’in bu film için indiği kilonun, ‘AIDS’ten ölmek üzere olan bir insan’ etkisini, perdeye yansıttığını belirtelim.

Ve gösterdiği müthiş performansın da hakkını verelim.

Bu yıl, ‘Mud’ ve ‘Dallas Buyers Club’ ile altın çağını yaşayan Matthew McConaughey 2014 Golden Globe ödüllerinde Dallas Buyers Club ile en iyi erkek aktör ödülünü alırken, Jared Leto da en iyi yardımcı erkek ödülüne uzandı.

Yazıyı sinemadaki ‘AIDS filmleri’ kategorisinde filmin yerine bakarak kapatalım…

Dallas Buyer’s Club, kendisini ‘Philadelphia tekrarı olmaktan kurtulabilmiş’ bir AIDS filmi.

Tom Hanks ve Denzel Washington’un başarılı performansları ile aklımızda yer eden Oscarlı Philadelphia’dan sonra, yine Oscar’a uzanması muhtemel bir AIDS filmi olarak karşımıza Dallas Buyers Club çıkınca, bu karşılaştırma doğal olarak akla geliyor.

Bu noktada ben oyumu Dallas Buyers Club’dan yana kullanıyorum.

Bence akılcı, sıcak senaryosu ve gösterişten uzak oyunculukları Dallas Buyers Club, Philadelphia’dan daha iyi bir ‘AIDS filmi’.