23.04.2019

Disenchantment İzlemek İçin 5 Neden

Tayfun ÇİDEM

Netflix orijinal dizisi Disenchantment; alkol bağımlısı Prenses Bean, kişisel iblisi Luci ve saf elf dostu Elfo’nun talihsiz maceralarını anlatıyor. Dizinin yaratıcısı ise dünyayı kasıp kavuran aile The Simpsons ve Futurama’dan tanıyacağınız Matt Groening.

Bir Ortaçağ Fantazyası

Şövalyeler, büyücüler, canavarlar… Yaş fark etmeksizin herkese hitap eden bir ortaçağ fantazyası Disenchantment. Dreamland isimli bir krallıkta geçiyor serüven. Parasızlıkla boğuşan Dreamland’in umudu ise Prenses Bean’in zengin bir krallığın prensiyle evlendirilmesi. Daha sonra bu konu daha geri planda bırakılırken farklı aksiyonlar işin içine giriyor.

Mark Andrews ve Brenda Chapman imzalı, başarılı animasyon yapımı Brave’den Merida karakterini hatırlatan bir şekilde Bean; babasını karşısına alarak evlilikten kaçıyor. Aslında hepsinin başını ise Rob Reiner’ın yönetmen koltuğunda olduğu 1987 yapımı bir klasik olan The Princess Bride çekiyor.

Bunların yanı sıra Groening, bir fantezi dünyası için kolları sıvadığınızda mutlaka etkileneceğiniz bir isim olduğundan bahsetmiş: Bu kişi şüphesiz yetenekli yazar J.R.R Tolkien. George Martin’in eseri Game of Thrones’a da yer yer direkt göndermeler görmek mümkün.

Kara Mizah

Kara mizah seviyor ve biraz trajikomedi arayışı içindeyseniz bu tam size göre bir dizi. Kaliteli espri anlayışları, The Simpsons’dan aşina olduğumuz “Groening tarzı” diyebiliriz. Eğer sarı tenli ailemizden hoşlanıyorsanız benzeri bir zevki bu yapımı izlerken de alacaksınız. Bunda hiç şüphe yok.

Bölüm Süreleri, Sayısı ve Tempo

Bölüm süreleri bakımından yabancı yapımlar; özellikle televizyonları terk ederek internet tabanlı yayınlara geçilmiş dizilerde bizim iki buçuk saatleri bulan hatta aşan yapımlarımıza kıyasla ki bunlara çizgi diziler dahi giriyor zaman zaman; seyircinin ilgi düzeyi bir tık önde diyebiliriz. Soluksuz takip ettiğimiz bir yarım saatin güzel bir öykü anlatmak için gayet yeterli bir süre olduğu çoktan kanıtlanmış gibi. Böylece izleyicinin ilgisi her zaman taze kalıyor ve her bölüm sonu geldiğinde bir sonraki bölüm için yoğun bir ilgi duyuyor.

Disenchantmentın on bölümden oluşan ilk sezonu sona erdi. Hatırı sayılır bir izleyiciyi de kendisine hayran bırakan dizi bölümleri işlerken tempoyu biraz ağırdan alıyor. Finale yaklaştıkça hızlanan tempo ise ayrı bir zevk katmış. İkinci sezonun ne zaman geleceği ise henüz merak konusu. 2019’da seyircisiyle yeniden buluşacağı tahmin ediliyor. İki sezon, yirmi bölümle sonlandırmayı düşündükleri yapım yoğun ilgi üzerine uzatılabilir de. 

Göz Doyuran Çizimler

Dizi apayrı bir sanat olarak çizimleriyle de göze hitap etmeyi başarıyor. Kullanılan renkler ve çizerlerce iyi işlenen atmosfer seyircinin gözünde artı değerlerden.

Karakterlerdeki Deformasyon ve Eksik Özelliklerden Doğan Zenginlik

Çizilen karakterler pek çok eksik yönle yaratılmış gibi duruyor. Şeklen veya kişilik olarak bu eksiklikler öykü ilerlerken çeşitli erdemlerle karşıtlık oluşturuyor ki bu kontrast belki de beni en çok cezbeden şeylerden biri oldu bu yapımda. Komedi unsuruna hizmet ediyor gibi görünen bu zıtlık aynı zamanda daha dramatik birtakım anlamlara da gebe.

İyi vakit geçirmek isteyen, kafasını günün yoğunluğundan uzaklaştırmak isteyen, kara mizahı ve Groening tarzı komediyi seven çizgi dizi hayranları için iyi bir seçenektir. Keyifli seyirler!