20.04.2019

Dogs of Berlin İzlemek için 5 Neden

Seza Köreken Yalçınkaya

Almanya’nın ikinci Netflix Original dizisi Dogs of Berlin, biri eski Neonazi diğeri Almancı Türk iki polisinin ortak bir cinayeti çözmeye çalışmalarını konu alıyor. Öldürülen kişinin Alman milli futbol takımında oynayan bir Türk olması dizide politik doğrucu söylemleri öne çıkarıyor. Polislerden birinin Türk olmasının sebebi de bu. Y kuşağı izleyicilerin aklına ister istemez yayınlandığı zaman çok izlenen “Kobra Takibi” dizisi de geliyor.

 

Almanya’daki Kültürel Çeşitlilik

Almanya bilindiği üzere çok göç alan bir Avrupa ülkesi. Yakın tarihte Türkiye’den de binlerce Türk çalışmak için Almanya’ya yerleşti ve yaşamlarını nesillerdir orada sürdürüyorlar. Bunu yapan sadece Türk’ler değil. Araplar, Hırvatlar da var. Her biri kendi kültürüyle orada bulunuyor ve kendi kültürlerini bir biçimde muhafaza etmeye çalışıyorlar. Kendi içlerinde bu konuda çok muhafazakar kişiler olsa da var olmak için orta yolu arayan bireyler de bulunuyor.

 

Berlin’de Gelişen Altkültürler

Farklı kültürler birleşerek yeni altkültürler oluşturuyor, bu şekilde kültürel çeşitlik daha da artıyor. Rap yine azınlıkların kendilerini ifade etmek için tercih ettikleri bir müzik türü olarak izleyicinin karşısına çıkıyor. Dogs of Berlin’de rap kültürü, azınlık genç bireylerin kendi tarzlarıyla birleştirerek ortaya çıkardıkları rap altkültürü olarak sunuluyor.

Deri ceketli Türk motosiklet çetesi de şaşırtıcı detaylardan biri.

 

Politik Doğruculuk

Dizi bahsi geçen kültürleri birçok boyutuyla ele alıyor. Türkler, Araplar, Hırvatlar ayrı ayrı yaşam alanları ve farklı birçok karakterle ele alınıyor. Gerekli sahnelerde bu kültürler derinlemesine veriliyor. Ayrıca her kültürden farklı bireylerin olaylara bakış açıları ve haklı ya da haksız sebepleri ortaya koyuluyor. Dizi kimin doğru olduğuna karar verdirmeye çalışmadan durumu izleyiciye aktarıyor.

Neonaziler

Almanya Emniyetinin politik doğruculuğu bir kenara dursun Neonaziler olay örgüsünün kilit noktalarında bir şekilde hikayeye dahil oluyorlar. Bu topluluğu oluştururken yapımın en başarılı olduğu nokta cast seçimi. Renk ve sembolleri gösterilmese bile(ilk bölüm harici gösteriliyor), sadece tiplere ve duruşlara bakarak izleyicin aklına ister istemez Adolf Hitler ve naziler geliyor.

Koas ve Paradoks

Yasadışı işlerle uğraşan ve birbirleriyle savaşa giren azınlıklar, genelde politik sebeplerden dolayı geri duran Alman Emniyeti sonuç olarak kaosun hakim olduğu bir şehir. Çözümü getirecek olan da tüm bu farklı birimlerin ortak çalışması ama bunu yapmanın da yalansız bir yolu yok. Yalan söylenir kaos biter yalan ortaya çıkar kaos başlar. Senaryonun katmanlı olmasını sağlayan da bu paradoks oluyor.

Dogs of Berlin, Almanya’yı sadece turistik amaçla ziyaret etme şansı olan izleyici kitlesini Berlin şehrinin gerçekleriyle yüzleştiren bir yapım. Sadece bu yüzden bile merakla izlenebilir. Tüm bunların yanında sadece aksiyona dayalı bir anlatımın tercih edilmesiyle, olayların yavaş ama belli bir tekniğe göre düzenlenmiş olmasıyla da dizi kendini rahatça izlettiriyor. Her şeyin hem diyalogla hem görsel olarak anlatılıyor olması zaman zaman rahatsız edici olsa da birinci sezonunun tek oturuşta bitirilmesi mümkün. Dizinin ikinci sezonunun geleceği sinyalleri de verilmeye başlandı.