15.08.2017

ELEŞTİRİ: Taken 3

Hande Kara

Bir önceki film “Takip: İstanbul”un ardından, ülkemiz seyircisi tarafından oldukça eleştirilen seri, “Takip: Son Karşılaşma” adıyla bir kez daha sinema salonlarında. İlk filmde kızını, ikinci filmde karısını ve kendisini kurtarmaya çalışan Bryan Mills, bu kez üzerine kalan cinayeti çözmekle uğraşıyor. Üstelik öldürülen eski eşi. Bizde 96 Saat adıyla gösterilen serinin ilk filmi, Luc Besson ile ortak işlere imza atan Pierre Morel yönetimindeydi. Her ne kadar bize 24’ü çağrıştırsa da, 96 Saat’e bir şans vermiş ve Luc Besson’ın yapımcılığına ve senaristliğine güvenmiştik.

Kalem yine Besson ve Robert Mark Kamen’e ait ancak ilk iki filmde nasıl bir orijinallik yoksa, Son Karşılaşma’da da kalemlerin herhangi bir özgünlüğü, yaratıcılığı yok. Gayet tahmin edilebilir bir senaryo, çeşitli mantık hataları ile sunuluyor. Zira yıllar önce izlediğimiz The Fugitive filminin hikayesinden de ayrılır bir yönünü göremiyoruz. Üzerine bir de yersiz yönetmen dokunuşları gelince Takip 3’ü takip etmekte zorlanıyoruz.

Yönetmen Olivier Megaton’un yerli yersiz attığı kesikler, aksiyon sahnelerinin darma dumanlığı bizi takipten soğuturken, serinin başından beri derinliği olmayan karakterlerin duygularının bize geçmesini beklerken, haliyle sıkılıyoruz. Ne karşımızdaki düşman Rus mafya babası Malakov’dan nefret edebiliyoruz, ne de perdede ilk göründüğünde Bryan ile zeki bir kovalamaca yaşayacağını düşündüğümüz müfettiş Dotzler’dan beklediğimizi alabiliyoruz.

Baba kız hikayesine odaklanmaya çalışalım bari dediğimiz anda da, Maggie Grace’in oldukça donuk performansı sayesinde oradan da elimiz boş dönüyoruz. Belki 62 yaşındaki Liam Neeson’ın performansında herhangi bir falso yok ama film baştan aşağı öyle olunca, Neeson’dan da bahsetmeye dilimiz elvermiyor. Filmde baştan aşağıya her şey havada, üstelik bu kez Paris’te ya da İstanbul’da da değiliz, Los Angeles’ta dolanıp duruyoruz.

Bryan Mills’in adını temize çıkarma ve kızını koruma savaşından galip mi mağlup mu ayrıldığını eminim tahmin edebiliyorsunuzdur. Neeson’ın artık bir klasik haline gelmiş aksiyon filmlerine hala doymadıysanız, Takip 3’e bir şans verebilirsiniz, aksi takdirde es geçin gitsin. Ve umarım filmin dediği gibi burada bitiyordur ve bu gerçekten “Son Karşılaşma”dır.