24.08.2016

En İyi 30 Uzakdoğu Filmi: 15 – Hero

hero2

Meseleye evvela en basit açıdan bakalım. Filmin türü epik bir hikayeyi içine alan tarihi film, yönetmeni bu konuda en iyi filmlere imza atmış olan Yimou Zhang, başlıca rollerde ise Çin’in sinemaya kazandırdığı usta oyuncular Tony Leung, Ziyi Zhang, Maggie Cheung, Donnie Yen ve kötü filmi kadar üst düzey filmleri de olan Jet Li. Bu kadrodan kötü bir film çıkma ihtimalini sanırım yüzde yirmilerden fala bir tahminle ön görmek imkansız. Tabii çok iyi film çıkmasa bile Zhang’ın vizyonunu ve sevdiğimiz oyuncuları izlemek yetecek. Yani en baştan film 1-0 önde başlıyor izleyici ile olan mücadelesine. Haliyle biz de dünden razı olaunca bu kadroyu sevmeye bir anda 2-0 oluyor skor. Görsel ve işitsel olarak bizi bizden alacağı düşünülüyor film ve öyle de oluyor.

İmparatorluk öncesinde yedi krallığa bölünen Çin’de saplantılı bir kral bulunmaktadır. Amacı iktidarını sağlamlaştırmaktır ama suikastçilerden oldukça korkmaktadır. Bir gün bir adam çıkıp gelir ve suikastçileri öldürdüğünü iddia eder. Hikayemiz de burada başlar ve sarmal bir şekilde devam eder. Burada ucu Rashomon’a kadar dayanabilecek şekilde farklı bakış açıları ve farklı noktalardan olayı tekrar ederek görür ve her seferinde bir hükme varmaya çalışırız. Acaba gelen isimsiz katil doğru mu söylemektedir? Yoksa bu bir tuzak ya da en basit tabiri ile kazanımlar için kandırmaca mıdır? Bu merak duygusu filmin en sağlam temellerinden birini oluşturmakta ve çok iyi işlendiği için nakış gibi ilerlemektedir. Yönetmenin istediği ana kadar da hiç açık vermemektedir. Sadece bu özellik bile filmin konsantrasyonunu hiç düşürmeden izleyiciyi bağlamayı başarıyor. İsimsiz karakter üzerinden de bu merak devam ettikçe oluşan tahlil ve ikilem, karaktere olan yaklaşım, acaba mı olunan meseleler  filme iyice derinlemesine bağlanmayı sağlıyor.

hero

Aşk üzerinden net söylemleri olan, sadakat konusunu da masaya yatıran ve biraz da kıskançlık gibi çetrefilli bir konuyu sos olarak kullanan Zhang, efsaneleşen kültürel ögeleri, oldukça şiirsel ve daha çok görkemli bir şekilde perdeye yansıtıyor. Bunları yaparken de renk skalası ile öyle etkili, öyle güzel oynuyor ki etkilenmemek, büyüsüne kapılmamak neredeyse imkansız. Geri dönüşleri, isimsiz katil (ya da kimilerine göre kahramanın) üzerinden anlattığı savaşları da o kadar çarpıcı bir şekilde veriyor ki akıllardan çıkmayacak, unutulmaz ve efsaneleşecek sahneleri önümüze seriyor. Burada, okların ahenkle hedefine gittiği sahneyi çok net izleyen herkesin aklına kazıdığını örnek olarak söyleyebiliriz. Yüzlerce ok insanları felaket bir şekilde parçalayacaktır ama biz büyüsüne o kadar kapılmışızdır ki şiirsel ve hoş bir deneyim yaşarız. Zhang böylece, en kötü anları bile en güzel şekilde aktarabilen bir büyük usta olduğunu da bir kez daha kanıtlar.  Tabii bu son derece muhteşem bir şekilde hazırlanmış ve uygulanmış koreografi ile de desteklenince gelmiş geçmiş diyebileceğimiz kadar etkili bir epik haz izleyiciyi sarıp sarmalıyor.

Filmin ekstra en büyük destekçisi ve dünya arenasında bu denli duyulmasındaki en büyük isim ise Quentin Tarantino. Bu hikaye her yerde yazılıp çizildi ama bilmeyenler vardır diyerek belirtmek gerekli. Filmin Miramax’ın aldığı ve kesip biçilen ilk kopyasından sonra adı sanı duyulmamıştı. Daha sonra Tarantino’nun şirketi ve yönetmeni ikna çabaları, filmin uzun versiyonunun kurgusuna önayak olması ve afişlere ismini koyması  filmin hak ettiği değeri görmesini sağladı. Hatta Kill Bill filminde saygı duruşunu da eksik etmedi. Sinemayı her daim seven ve yaptığı her şey ile daha çok sevdiren adam Tarantino, Hero filmini de daha net görmemizi sağladı ve kaçırma ihtimalimizi en aza indirdi ve çok iyi yaptı. Belki de sayesinde, bu gösterişli filmi, büyüleyici renkleri ve şiirsel anları hafızalarımıza kazıma fırsatı bulduk…