11.07.2018

En Sağlam 7 Hayalet Ev Filmi

Poltergeist - 1982

80’ler döneminin ve video kaset çılgınlığının en meşhur filmlerinden olan Poltergeist, ülkemizde Kötü Ruh adıyla bilinmektedir. Küçük bir kıza musallat olan ruhlar üzerinden ilerleyen hikâye, ailenin kızlarını kurtarmak için elinden geleni yapması ile devam ediyor. Tabii bu durum sonunda bambaşka sürprizler de izleyiciyi beklemekte. Kült korku filmleri arasında yeri epey sağlam olan filmin, devam ve yeniden çevrimleri de mevcut. Atmosfer kurma başarısı ve türe kazandırdıkları sebebi ile Poltergeist her zaman saygıyı hak eden bir yapım olmuştur.

The Shining - 1980

Büyük usta Kubrick’in bu başyapıtı, gelmiş geçmiş en iyi korku/gerilim filmlerinden biri olarak nitelendirilir. Cinnet geçiren bir yazar ve ailesinin bu durumdan kurtulma çabasının anlatıldığı filmde simgeler, metaforlar ve bilinmeyenler havada uçar. Son derece etkileyici bir anlatıma sahip olan The Shining, oyunculuk performansları açısından da kusursuza yakın bir seviyededir. Akıllara kazınan ve asla unutulmayacak kalitede sahneleri ise oldukça fazladır. Kapalı mekan fobisini de es geçmeyen bu harika film her izlendiğinde aynı keyfi verecek düzeydedir.

Beetlejuice - 1988

Hayaletli ev filmleri her zaman korkutan filmler olmak zorunda değil. Bu sefer  Tim Burton’ın imzasını taşıyan, oldukça eğlenceli, gotik ve müzikleri ile yerinizde kıpır kıpır oynamanızı sağlayan bir film var. Kült mertebesine çoktan ulaşmış olan Beetlejuice, hafızalardan silinmeyen bir mizah gücüne ve esprilere de sahip. Hayaletlerin bile oldukça sevimli olduğu ülkemizdeki adıyla Beter Böcek diye bilinen film, soundtrack gecelerinin de aranan filmlerinden. Siz eğlenmenize bakın ama yine de üç kere Beetlejuice demeyin.

El Orfanato - 2007

Juan Antonio Bayona’nın ilk yönetmenlik için oldukça kaliteli olan filmi, tanınmış yönetmen Guillermo Del Toro destekli.  Kendi yetiştiği yetimhaneyi otuz yıl sonra satın alıp çocuklar için faydalı bir hizmet aracına dönüştürmek isteyen Laura, ailesini de yanına alarak buraya taşınır. Gerisi tahmin edebileceğiniz üzere esrarengiz olaylar ve sürpriz ziyaretler ile örülüdür. Meksika sinemasının kendine has sinematografik özelliklerinin bolca ön planda olduğu film,  hayranlığımızı gizleyemeyeceğimiz kadar sağlam çekilmiş ve iyi senaryolaştırılmış bir film.

The Others - 2001

Alejandro Amenabar’ın usta işi yönetmenliği ile huzurlarımıza sunduğu filmin başrolünde en iyi performanslarından birini çıkaran Nicole Kidman var. Dünya savaşında kocasını kaybeden Grace, ışığa hassasiyeti olan iki çocuğu ile birlikte perdeleri sürekli kapalı bir evde yaşamaktadır. Çocuklarına ve kendisine hizmet etmesi için evine gelen bir aileyi işe alan Grace, sisli kasabanın boğucu atmosferi ile de mücadele etmektedir. Sürpriz sonlu filmler denildiğinde de üst sıralarda hep yerini alan The Others, Victor adlı çocuğun katılımı ile bambaşka bir hal alıyor ve izleyiciyi koltuğa çiviliyor.

1408 - 2007

Mike Enslin doğaüstü olayları ve yerleri araştırıp kitaplar yazan bir yazardır. New York’un bir otelindeki 1408 no'lu odaya gitmemesi hakkında bir mektup alan Enslin tabii ki de bu fırsatı kaçırmaz ve oraya gider. Bütün ısrarlara rağmen 1408 nolu odaya yerleşen yazarı elbette ki kısır döngüler, kaybedilenler ve bolca ürkütücü olaylar bekler. Filmin sonunda üç farklı final olması ve sürprizle barındırması ile türün farklı duran yapımlarından biri 1408. Tek mekanda geçmesine rağmen oldukça etkileyici olmayı da fazlasıyla başarıyor.

House on Haunted Hill - 1959

1959 yapımı orijinal film, gelmiş geçmiş en iyiler arasında olmayı hak ediyor. Dönemine rağmen efektlerin kullanımı, ses ve ışık oyunları oldukça ayarında. Sadece hayalet ve korku teması üzerinden değil, arkadaşlık ve güven temalarından da içerik yaratan film, hikayenin başında bile gizem yaratmayı e izleyiciyi merak ettirmeyi başarıyor. Acaba size bir mektup gelse ve güzel bir para teklif edilse böyle bir maceraya atılır mıydınız? Sorunun cevabını vermeden önce filmi daha evvel görmediyseniz bir denemekte fayda var.