30.05.2017

En Sevdiğim Hitchcock

Rear Window (1954)

 

Benim için Hitchcock filmleri arasında bir sıralama yapmak zor, neredeyse imkansız. Ama bir film söylemek elzemse, her zaman “Arka Pencere” (Rear Window) demem gerekir gibi hissederim. Mükemmelliği bir yana, bugünlere kadar uzanan geniş etki alanıyla da ‘sembol’ bir filmdir bu. Filmin ‘göz’le kurduğu ilişki de yedinci sanatın tarifi gibidir biraz, bizlerin âşık olduğu sinema denen ulvi sanatın gözüdür buradaki. Ve o gözün emrettikleriyle belirleriz bakışımızı, bizi yanıltmayacağını umarak (ve hatta bilerek).

Murat ÖZER

.

Hitchcock filmleri arasından bir tanesini seçmek oldukça zor. Hepsi birer başyapıt olan bu filmlerden ‘Rear Window’ benim için diğerlerinden bir adım daha önde sanırım. Neredeyse tek mekân ve tek noktadan çekilen bu filmin röntgenciliğe bakış açısını değiştirmiş olması oldukça yüksek bir ihtimal. Tıpkı bir sinema perdesini anımsatan pencereden bazen dürbün ile bazen ise çıplak gözle gördüğümüz renkli hayatların cazibesi mi yoksa içene sürüklendiğimiz polisiye mi daha etkileyici karar vermek güç. Jefferies’in karşı pencerelerden daha çok kendi içine yaptığı yolculuğun hikâyesi olan bu film benim için her zaman sinemanın unutulmaz klasiklerinin başında gelecektir.

Tuba BÜDÜŞ.