15.02.2017

!f İstanbul’da Bu Filmleri Kaçırmayın

Gökşen AYDEMİR

Tanna

Yabancı dilde Oscar dalında Avusturalya’yı temsil edecek olan ” Tanna” ile ilgili uzun zamandır çok güzel şeyler duyuyorum ve okuyorum. Film, Pasifik’teki Vanuatu adasında çekilmiş olan ilk film olma özelliğini taşıyor. Yönetmen Martin Butler, tiyatro ve performans sanatları üzerine eğitim almış ve filmin diğer yönetmeni Bentley Dean ile çalışmaya başlamış. İkilinin 50.000 yıllık Aborjin tarihini anlatan First Footprints (2013) adlı dört bölümlük bir belgesel filmi de var. Sanırım bu belgeselle birlikte Tanna’yı çekmeye karar vermişlerdir. Tanna vahşi, tekinsiz ve bir o kadar doğal yaşam koşullarında tüm yakıcılığıyla yaşanan bir aşk hikayesi. Hikâye, 80’lerde yaşanmış önemli bir olaydan alınmış. Filmdeki şaman, savaşçılar gibi roller ise, adalıların kendileri tarafından canlandırılıyor. Senaryo uzun süren çalışmalardan sonra oyuncularla birlikte kurgulanmış. Aynı kabileden olan Wawa ve Dain, birbirlerini sevmektedirler. Fakat kabileler arası bir savaşı engellemek için, Wawa’nın karşı bir kabileden biriyle evlendirilmesine karar veriliyor. İşte gerçek aşkta tam burada başlıyor. Gerçek aşk, imkansızı istemek ve bir ömür kavuşamamayı göze almaktan geçiyor. Wawa ve Dain’in aşkı zamana direnebilecek mi? Onların mutsuzluğu akan kanı durdurabilecek mi? Filmin geçtiği coğrafyayı çok merak ediyorum, şamanisttik öğeler barındırdığı söylenen film tam bir görsel şölen imajı yaratıyor. Heyecanla bekliyorum.