12.03.2015

33. İstanbul Film Festivali’nde Neler İzledik (3.Gün)

Words and Pictures

Hayatın anlamını sözcüklerde arayan asi ruhlu bir edebiyat öğretmeniyle, yaşamın tüm gizeminin resimlerde olduğuna inanan huysuz bir ressamın yolları öğretmenlik yaptıkları okulda kesişirse neler olur? Elbette “Words and Pictures (Sözcükler ve Resimler)” gibi tadından yenmeyecek nefis bir film olur. Festivalin Akbank Galaları bölümünde izleyiciyle buluşan film, her idealist öğretmen hikayesinde olduğu gibi bir parça “Ölü Ozanlar Derneği”ni hatırlatsa da dozunda mizahı ve romantizm sosuyla 2 saatlik keyifli zaman geçirme garantisi veriyor.

Güzin Tekeş

Concerning Violence 

İsveç, Danimarka ve ABD ortak yapımı olan “Concerning Violence (Şiddete Dair)”, Marksist filozof ve psikyatr Frantz Fanon’un “Yeryüzünün Laneti” adlı kitabı temel alınarak, sömürgeciliği anlatan bir belgesel. Belgeselde 1960-70’lerde Afrika’daki sömürge kolonilerinin tekrar özgürleşme yolundaki mücadeleleri belgelere dayanılarak anlatılıyor. Belgeselin kaynağı ve anlattığı konu oldukça ilgi çekici, sömürgecilik sisteminin izleyiciler tarafından kavranılması da önemli fakat belgeselin ağır havası, görselliğin ikinci plana atılıp bilgi aktarmayı sözlü anlatıma dayalı yapması, filmi bir hayli sıkıcı kılıyor. Oysa bu kadar çarpıcı bir konu heyecanlı, ilgi çekici karelerle anlatılsaydı daha geniş kitlelere ulaşabilir ve daha akılda kalıcı olabilirdi.

Özlem Durmaz

Ningen

Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti’nin tam olarak yazmasalar da beraber yönettikleri nefis bir film Ningen. Tam olarak yazmamışlar çünkü çekimlerde alıştığımız gibi sabit bir senaryo kullanılmamış. Oyuncuların tamamının ilk defa kamera karşısına geçen amatörler olmasına rağmen sahne çekimleri sırasında diyaloglar daha çok oyunculara bırakılmış. Bu yüzden filmin yapım süreci için deneysel diyebiliriz fakat filmin kendisi aslında fantastik bir zeminde ilerliyor. Film, çoğu kültürde farklı şekillerde bulunan bir efsaneyi günlük yaşantımıza uyarlayarak anlatıyor. Kağıt üstünde iki yönetmen olsa da bütün oyuncuların da işin içinde olduğu efektif bir çalışmanın ürünü olan Ningen festivalde kaçırılmaması gereken filmlerden biri.

Tolga Demir

The Mute

Yapımcılarından birinin Carlos Reygadas olmasıyla öne çıkan “The Mute (Dilsiz)” malesef kötü bir hayal kırıklığı. İşe yaramaz hale gelmiş bir düzenin içinde çırpınan devlet memurlarının hikayesini anlatıyor. Baş karakterimiz her ne kadar bir hakim olsa da savcısından polisine birçok devlet memuru filmde gözüküyor. Ama kendini ortaya koyamayan zayıf hikayesi ve bir türlü kendine bir ritm oluşturamayan sahneleri filmi oldukça aşağı çekmiş. Yönetmenin birkaç küçük güzel dokunuş olsa da onlar da filmin düzensizliği içinde kaybolup gidiyor.

Tolga Demir

2013 Locarno ve Minsk En İyi Erkek Oyuncu, Havana En İyi Özgün Müzik ödüllerini alan “The Mute” malesef festivalin en büyük hay kırıklığı olmaya aday. Yozlaşmış bir hukuk sistemi içinde silahlı bir saldırıdan canını zor kurtaran prensip sahibi bir hakimin öyküsünü anlatmaya çalışan film oradan oraya öyle savruluyor ki elle tutulur bir şeyler yakalamak neredeyse imkansız. Filmin belki de tek olumlu yönü 86 dakikalık tahammül edilebilir süresi.

Güzin Tekeş

Chinese Puzzle

“İspanyol Pansiyonu” ve “Rus Bebekler” filmlerinin Fransız yönetmeni Cedric Klapisch, enerji dolu romantik komedi “Chinese Puzzle (Aşk Bulmacası)” ile beyazperdeye dönmüş ve çok da iyi yapmı. Kırkına merdiven dayayan Xavier’in eski eşi ve çocuklarının peşinden geldiği New York’da, yeni bir hayat kurma mücadelesine daklanan film yüksek mizah dozuyla izleyenleri hayran bırakıyor. Hayatında radikal değişiklikler yapmak isteyip de cesaret edemeyenlerin, hayat pek de romantik komedilerdeki gibi olmasa da, filmi izlemesini şiddetle öneriyorum.

Güzin Tekeş