28.05.2017

33. İstanbul Film Festivali’nde Neler İzledik (4.Gün)

Korkuyorum Anne

Korkuyorum Anne, Türk sinemasının 100. yılı için hazırlanan özel seçkinlerden biri olan “Bu İkiliye Dikkat “kategorisinde yer alıyor. Reha Erdem’in 2004 yapımı kara komedisi İstanbul’da geçen bir apartman hikayesi. İstanbul’un eski semtlerinden birinde yaşayan kahramanlarımızın başından geçenleri anlatan “Korkuyorum Anne”yi beyazperdede tekrar izleyince günümüz yerli sinemasıyla daha da bir kıyasladım. O zamanın senaryo zenginliği ve konulardaki farklılıklar ilk göze çarpan unsurlar oluyor. Reha Erdem’in dokunuşlarının da buna etkisi var tabii. Festivalde yeni isimler ve filmler keşfetmenin yanı sıra bildiğimiz ve gördüğümüzü tekrar izlemek de çok keyifli oluyor.

Tolga Demir

The Invisible Woman

Yılların oyuncusu Ralph Fiennes, 2011’de “Coriolanus” adlı bir film çekerek yönetmenliğe soyunmuştu. “Coriolanus”u izlemediğim için Fiennes’ın yönetmenliğini ikinci filmi Görünmeyen Kadın’la değerlendirmek durumundayım ve gayet iyi bir klasik sinema örneği ortaya koyduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. “Görünmeyen Kadın”, yalnızca Viktoryen dönemin değil tüm tarihin en büyük yazarlarından Charles Dickens’ı ve evlilik dışı fırtınalı bir ilişki yaşadığı tiyatro oyuncusu Ellen “Nelly” Ternan’ı hikâye ediyor. Film, sadece bu ikili arasındaki ilişkiye odaklanmıyor; dönemin şartları altında nasıl ‘iyi’ kabul edilen bir hayat sürülebilir, bir insan ideallerine ne kadar sadık kalabilir, bu idealler her zaman kişinin düşündüğü kadar anlamlı mıdır, gelenekler esnetilebilir mi veya ne ölçüde esnetilebilir gibi pek çok sorunun da izini sürüyor. Abi Morgan’ın uyarlama senaryosu ve Fiennes’ın sakin yönetimi birleşerek ortaya risksiz ama son derece sabırlı, karakterlerini layığıyla ete kemiğe büründürmeyi önemseyen, dönemin ruhunu yakalamaya özen gösteren bir iş çıkarıyor. “Görünmeyen Kadın”ı izlerseniz yepyeni bir deneyim yaşamayacaksınız ama Charles Dickens severlerin de, dönem filmlerine ilgi duyanların da, klasik sinemadan hoşlananların da, karakter odaklı filmleri tercih edenlerin de memnun olacağı bir yapıt söz konusu ki bunu başarmak çok da kolay sayılmaz.

Ozancan Demirışık