27.04.2016

33. İstanbul Film Festivali’nin “En”leri

Festivalin en çok ilgi gören filmi: Büyük Budapeşte Oteli

Festivali en büyük hayal kırıklığı: Kürklü Venüs (çünkü gösterilemedi)

Festivalin en muhalifi: İtirazım Var

Festivalin en sert filmi: Şiddet Güzeli – Her Şey Düzelecek 

Festivalin en tuhaf filmi: Körler/Jaluziler İçin – Ayhan Hanım 

Festivalde en çok telefon ışığının yandığı film: Dilsiz 

Festivalin en çok duygulandıranı: Tepecik Hayal Okulu

Festivalin en yasaklısı: Nymphomaniac

Festivalin en neşeli sürprizi: 9 Ay Hapis 

Festivalin en herkes tarafından sevilen filmi: Frank 

Festivalin en balon filmi: Sıfır Teorisi

Festivalin en keyifli yeniden buluşması: Muhsin Bey

Festivali en çok özleneni: Emek Sineması 

Festivalin en gözde salonu: Bu yıl 3 salonuyla birden festivale katılan Atlas Sineması

Festivalin en çok ilgi gören insanı: Asghar Farhadi

Festivalin en saçma sorusu: İlgisi olsun olmasın neredeyse her yönetmene yöneltilen “Haneke’den mi etkilendiniz?” sorusu 

Festivalin en muzibi: Durgun Hayat filminin babaannelerimize talip olan yönetmeni 

Festivalin en sabırlı izleyicisi: 250 dakikalık Tarihin Sonu filmini tamamlayabilen tüm izleyiciler

Festivalin en yanlış anlaşılanı: Beş (-5’de hangi film var?  –5’de film yok  -Bana 5’e bilet al dediler  –Filmin adı Beş olmasın?  -Olabilir  –Kaç bilet   -5)

Festivalin en tontişi: Yanlış salonda olduğu halde salonu değiştirmeyi reddedip izleyeceği filmin o salona gelmesini talep eden teyze

Festivalin en agrasifi: Geç kaldığı halde ille de kendi yerine oturmak için biletini yer göstericilerin suratına “ben buna para verdim” diye sallayarak salonu birbirine katan izleyici

Festivalin en terbiyesizi: Şüphesiz yine film sırasında çalan telefonunu açıp konuşan izleyici

Güzin Tekeş