25.09.2019

Filmekimi 2019’da Kaçırılmaması Gereken 10 Film

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 2002 yılından bu yana düzenlenen, bu sene 18. defa sinemaseverlerle buluşacak olan ve İstanbul için sonbaharın habercisi olarak nitelendirilen Filmekimi‘nin programı kısa bir süre önce açıklandı. 64 filmden oluşan dev programda Cannes, Venedik ve Toronto gibi en prestijli film festivallerinden ödül almış veya eleştirmenler tarafından beğenilmiş filmler ve bunun yanı sıra dünyadaki çeşitli film festivallerinde adından söz ettiren yapımlar mevcut. Filmekimi’nde bu sene ilk defa üç adet kısa film de yer alıyor. Bunun yanı sıra müzik ve müzisyenleri konu alan dört film de keşfedilmeyi bekliyor.

10 günlük Filmekimi maratonunda seçilen filmler bir hayli önem arz ediyor ve bunun için de Filmekimi programını ince eleyip sık dokumak gerek. Kaleme aldığım bu yazımda Filmekimi’nin kaçırılmaması gereken on filmini önerip liste yapmakta zorlananlara ve henüz listesini hazırlamayanlara yardımcı olmaya çalışacağım. Hazırsanız başlayalım:

1- Portrait de la jeune fille en feu (Portrait of a Lady on Fire – Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi)

*2019 Cannes En İyi Senaryo, Kuir Palmiye*

Cannes’da çok beğenilen ve çokça konuşulan, eleştirmenlerce “A sınıfı bir başyapıt… Bu yıl prömiyerini yapan en kusursuz yapıt.” sözleriyle övülen film 18. yüzyılda, bir ressamın modeliyle aşkını anlatıyor. Ressam Marianne’a, manastırdan henüz çıkan ve evlenmek üzere olan genç Héloïse’in portresi sipariş edilir. Ancak Marianne, bu portreyi Héloïse’dan habersiz çizmelidir. Bu kısıtlamanın önüne geçmek için Marianne, gönülsüz gelin adayı Héloïse’ı önce gözlemler sonra da onunla yakınlaşır. Yüzyıllar boyu gözardı edilen ve yapıtları unutulan kadın ressamlardan esinlenen yönetmen Céline Sciamma‘yı yönettiği Tomboy ve senaryosunu yazdığı Ma vie de Courgette (My Life as a Courgette – Kabakçığın Hayatı) ile tanıyoruz.

2- Dolor y gloria (Pain and Glory – Acı ve Zafer)

*2019 Cannes En İyi Erkek Oyuncu*

Hem İspanya’nın en özgün sinemacısı Pedro Almodóvar‘ın hem de fetiş oyuncusu Antonio Banderas‘ın muhteşem dönüşünü müjdeleyen Dolor y gloria, Cannes’da eleştirmenlerin yıldız tablosunda en tepeye yerleşti ve izleyicilerin de olağanüstü övgüsüyle karşılandı. Oyuncularının hayranlık uyandıran performanslarının yanı sıra, canlı renklerin öne çıktığı görüntü yönetimi, aile bağlarının anlamıyla aşkın derinliğini işleyen sıcacık hikâyesiyle de gönüllerin Altın Palmiye’sini kazandı. Almodóvar’ın kendi yaşamından esinlenerek senaryosunu yazıp yönettiği film, yaşlandıkça eski şaşaalı günlerinin özlemini daha sık çeken dünyaca ünlü bir yönetmenin 1960’lardan günümüze yaşam öyküsünü çok duygusal ve çok kişisel bir bakış açısıyla anlatıyor. Elbette, filmi özel yapan durumlardan biri de Banderas’ın yönetmen rolünü üstlenerek yıllardır birlikte çalıştığı Almodóvar’ı canlandırması.

3- Gisaengchung (Parasite – Parazit)

*2019 Cannes Altın Palmiye, 2019 Sydney En İyi Film*

Gwoemul (The Host – Yaratık) ile uluslararası alanda tanınan, Snowpiercer (Kar Küreyici) ve Okja ile kariyerini sağlamlaştıran Bong Joon-ho, Gisaengchung ile Cannes’da Altın Palmiye kazanarak yılın en iyi filmlerinden birine imza atmış oldu. Güney Kore’de tüm gişe rekorlarını kırarak 10 milyon izleyiciye ulaşan ve ülkesinin Oscar adayı olan filmin merkezinde birbirinden derin farklarla ayrılan Park ve Kim aileleri var. Neredeyse sefalet içinde yaşayan Kim ailesinin fertleri gerçek kimliklerini bir şekilde saklayarak birer birer, zenginlikleri sınır tanımayan Park ailesinin hizmetine giriyor. Bu tuhaf işbirliği sürerken sınıf atlama çabası ve servet kibrinin yol açtığı trajikomik olaylar ardı ardına gerçekleşiyor. Film, güçlü sinema dili ve sürprizlerle dolu, sağlam senaryosuyla öne çıkıyor.

4- Monos

*2019 Sundance Jüri Özel Ödülü-Dünya Sineması Dramatik, 2019 Transilvanya En İyi Film, 2019 Odesa En İyi Yönetmen*

“Masal dünyasında geçen bir kâbus”, “Kolombiya usulü Sineklerin Tanrısı” denilen Monos‘u, Guillermo del Toro da “güçlü, yeni bir yönetmenden büyüleyici bir film” sözleriyle övüyor. Geçit vermeyen cangılın tehditkâr gölgeleri arasında, savaşçı lakapları takınmış sekiz çocuk asker, yaz kampını andıran bir yerde Amerikalı bir kadını rehin tutmaktadır. Sürpriz bir baskına uğrayınca çocukların görece huzurlu günleri sona erer ve birbirlerine duydukları güvenle bağlılıkları sarsılan grup, üslerinden ayrılarak cangılın derinliklerine sığınmak zorunda kalır. Kolombiya’nın Oscar adayı film, merkezine ideolojiden çok hormonlarının etkisi altındaki ergen kahramanları yerleştiren, her yönüyle alışılmadık, fantastik bir savaş ve hayatta kalma hikâyesi anlatıyor.

5- Marriage Story

Akademi Ödüllü sinemacı Noah Baumbach‘in hayata geçirdiği Marriage Story dağılan bir evliliğin ve birlikte kalan bir ailenin dokunaklı ve şefkatli hikayesini konu alıyor. Filmin kadrosunda başrolleri paylaşan Scarlett Johansson ve Adam Driver‘ın yanı sıra Laura Dern, Alan Alda ve Ray Liotta yer alıyor.

12