28.05.2016

Game of Thrones: 2. Bölüm Değerlendirmesi

Game of thrones Season 6

Anıl Can Sedef

* Yazı ikinci bölüm hakkında detay içermektedir.

Çoğu zaman olacağına inanmak zor ama insan bazen sabrının müfakatını aldığını hisseder. Haftada bir saat bir ekranın karşısında durmak pek zahmetli bir iş sayılmaz, tamam. Yine de Game of Thrones takipçilerinin büyük çoğunluğu bu haftaki bölümün akılları alan finali gelip yazılar akmaya başladığında, sabrının karşılığını almışçasına keyiflenmiştir. Tam beş sezon süren sürprizlerden, entrikalardan, inişlerden ve çıkışlardan sonra, tam anlamıyla büyük birçok şeye tanık olduk ve hiçbirinde iyi bir karakter ölmedi!

Karar vermek zor ama bir yerden başlayalım…

Bran Stark Game of Thrones

Bölüm geçmişten bir anla açıldı: İlk sezon idam edilişine tanık olduğumuz Ned Stark, şimdilik akıbeti bilinmeyen küçük kardeşi Benjen Stark ve diziyi takip edenlerin, tıpkı Bran gibi, mezarından başka bir şeyini bilmedikleri Lyanna Stark‘ı ilk kez aynı karede, sapasağlam ve çocukken gördük. Bir sezondur görmediğimiz Bran, hikâyeyi tam da beklendiği ama hiç olmadığı kadar geriye götürerek döndü. Ama daha ne biz ne o tadına varamadan Üç Gözlü Karga, öğrencisine evi Winterfell‘i hatırlatan rüyasından uyandırdı. Bu sırada Hodor’un bir zamanlar Hodor olmadığını da öğrenmiş olduk. Tabii, asıl mesele başka. Bu sahne Bran‘ın büyük olasılıkla geçmişe ilk yolculuğu değildi. Kesinlikle sonuncu da olmayacak. Bu kısa yolculuklar sırasında Hodor’un ilk isminden çok daha önemli şeyler öğrenecek, Winterfell’deki eski güzel günlerden çok daha önemli şeylere tanıklık edeceğiz. Kitaplardan birini bile okumuş olanlar, şu an dizinin neredeyse hiç dokunmadığı geçmişin hikâye için ne kadar önemli olduğunu hatırlayacaktır. Peki, Bran’ın geçmişi görme gücü bugün sürüp giden taht oyunlarını ne kadar etkiler? Şu an bilmek zor. Biz izleyiciler için çok şeyi değiştirecek, orası kesin.

tyrion

Haritanın öbür köşesinde, büyük işler beklenen küçük adam Tyrion beklentileri yavaş yavaş karşılamaya başladı: İlk kez ejderhaların etrafında ejderhalar hakkında gerçekten bir şeyler bilen birisi var. Sarhoş cücenin “Ejderhalara Fısıldayan Adam” sayılmasa da, sahiplerinin ne yapacağını bilemeyip zindana attığı Viserion ve Rhaegon’u özgür bırakacak kadar bilgili ve cesur olması dikkat çekici. Kim bilir, belki de çocukluk hayalleri gerçek olur ve bir gün ikisinden birine bindiğini görürüz.

Bir tarafta Tyrion küçük adımlarla çocukluk hayaline doğru yürüyorken kardeşi Cersei de son hızla çocukken gördüğü bir kabustan kaçmaya çalışıyor. Devasa korumasını bir an olsun yanından ayırmaması, ilk bölümde Jaime‘ye söz ettiği kehanetin aklından çıkmadığının göstergesi. Küçük kral Tommen dengesini tamamen kaybetmiş annesinden kendisine güçlü olmayı öğretmesini istedi. Bir dini liderin koca bir krallığı devirmeyi tehdit ettiği bir ortamda, fillerden uçma eğitimi almayı istese kendisi için daha hayırlı olurdu. (Bölümü henüz izlemeyip bir şekilde yazıyı buraya kadar okumuş birisi varsa, lütfen kendi iyiliği için bu pencereyi şu an kapatsın.)

Bran geçmişe gitti. Tyrion ejderhalarla tanıştı. Cersei bir kez daha Demir Taht‘ın en yakınına kurulmak üzere. Bu üç olay başka herhangi bir Game of Thrones bölümünde bir araya gelse, bunlardan daha büyük bir şeyin olması düşünülemez. Ama bu bölüm bir istisna, çok çok büyük bir istisna. Çünkü Jon Snow geri döndü!

jon snow

Geçtiğimiz bölümün finali aslında üstü kapalı dahi olsa bu dönüşün habercisiydi ama izleyenlerin çoğu, o son saniyeden hemen önce “Acaba?” demiştir. Ancak herkesin favori kahramanı harbiden, gerçekten, cidden geri döndü. E, şimdi ne olacak?

En önemlisi, Jon Snow bundan böyle Gece Nöbeti’nde herhangi bir görev almak zorunda değil. Ne de olsa yemin ettiği gibi “ölümüne kadar” Nöbet’e hizmet etti. Ölümüyle beraber görevi bitmiş olacak. Bolton’lardan Winterfell‘i, Kral Tommen ve Lannister’lardan ailesinin öcünü almakta özgür olacak. Yanında Thormund Giantsbane, Davos Seaworth ve Kızıl Rahibe Melisandre gibi haritanın dört yanından toplanmış müttefikler, etrafında Gece Kralı, Ramsay Bolton gibi amansız düşmanlar var. Her şey bir yana, Ramsay Bolton‘ın yeni müttefikinin de söylediği gibi, yalnızca Stark kanı taşıyan birinin oyuna dahil olması bütün kuzeye ihtimalleri değiştirecektir ve Jon Snow’da damarlarındaki kandan çok daha fazlası var.

Haritanın daha tenha bir ucunda Greyjoy’lar yeni kralını seçip oyuna yeniden dahil olmaya hazırlanıyor.  Diğer bir ucunda da Arya ileriye doğru adımlar atıyor.

Arya Stark Game of Thrones 6

Ancak bunlar olurken tıpkı Davos, Edd, Melisandre ve Thormund gibi herkes bir kahramanın yolunu gözlüyordu. Onlar odadan çıktı ama biz o kahramana bakakaldık, görünen o ki bir süre daha gözümüzü ayıramayacağız…